Block title
Block content

"Bir şeyin lezzeti, hüsnü, cemâli, emsal ve ezdâdına bakmaktan ziyade, mazharlarına bakarlar." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bir şeyin lezzeti, hüsnü, cemâli, emsal ve ezdâdına bakmaktan ziyade, mazharlarına bakarlar. Meselâ, kerem güzel ve hoş bir sıfattır. Kerîm olan zat, başka mükrimlere tefevvuk cihetiyle aldığı lezzet-i nisbiyeden bin defa daha hoş bir lezzeti, ikram ettiği adamların telezzüzleriyle, ferahlarıyla alır..."(1)

Çok cömert bir zengin düşünelim, bu zenginin değer ve kıymeti kendi gibi cömert ve zenginlerle kıyas edilerek tam anlaşılmaz, ancak muhtaç ve fakir insanlara cömertlikte bulunursa o zaman tam anlaşılır. Yani bu zenginin zenginliği ve cömertliği, çok muhtaç ve çok fakir birisi üzerinde coşarsa, taşarsa o zaman hem kendi aldığı lezzet ve ferah hem de değer ve kıymeti parlar ve yücelir.

Güzellik zıddı olan çirkinlikle değil, tecelli ettiği mazhar ve mahalle parlar ve kıymetini ilan eder. "Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz." hesabı yani. Mesela, biz Allah’ın sonsuz cemal ve kemalini zıddı ile değil tecelli ve tezahürü ile tanıyoruz. Yüksek vasıflardaki hakikî lezzet, güzellik, saadet ve kemal, akranlarına ve zıtlarına bakmıyor, belki tezahür ve tecelli ettiği yerlere bakıyor, onlarla kendini gösterip ilan ediyor.

(1) bk. Sözler, Otuz İkinci Söz, İkinci Mevkıf.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...