Block title
Block content

"Bir zerreye hakikî rab olmak için, bütün yıldızlara sahip olmak lâzım gelir." Mesela, yazı yazmak için yemek yapmayı bilmek gerekir mi? Esasen bir alemi yaratmak için, diğer alemleri de bilmek neden gereksin, sonuçta hepsi birbirinden farklı şeyler değil mi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir hayatın oluşabilmesi için kainatın ortak ve birlikte hareket etmesi gerekiyor, yoksa hayat olmaz. Yani hayat kainat fabrikasının ortak ve birlikte çalışmasının bir sonucudur. Bu da bir hayata sahip olmak için bütün kainata sahip olmayı gerektiriyor.  

Mesela, bir karıncanın hayatını yaratabilmek ve sürdürebilmek için güneş lazım, hava lazım, toprak lazım, su lazım, bitki ve hayvanat lazım vesaire. Hatta karınca ile hiç ilgisi yok gibi duran çok uzaktaki bir gezegen ya da galaksinin yörüngesinde ve intizamlı olması gerekiyor; çünkü bir an yolunu şaşırsa domino taşları gibi kainat yerle bir olacak, o zaman karıncanın hayatı da yok olacak. Demek küçücük bir karıncanın yaşayabilmesi için bütün kainatın bir fabrika gibi işlemesi ve çalışması gerekiyor.

Kainatta muazzam bir yardımlaşma, dayanışma, cevaplaşma, kenetlenme mevcuttur. Her bir unsur diğer unsurun imdadına koşturulmakta, biri olmadan diğeri olamamakta. Bu da kainatın parçalanmayan bir bütün halinde olduğunu göstermekte. Yani kainat ve içindekiler tecezzi etmez bir küll hükmündedir.

Risale-i Nur'da bu muazzam husus çok yerlerde vurgulanmakta, bilim de buna "potin bağı teorisi" denilmektedir.

Potin bağı teorisi kısaca şu şekilde izah edilebilir:

Makroskobik boyutta maddesel nesnelerin birbirlerinden ayrı ayrı varlıklar olamayıp, çevreleriyle ayrılmaz bir ilişki içinde olduğunu gösteren görüş mach ilkesi olarak geçer.

Makroskopik uzayda, bir nesnenin kendi başına bir anlam ifade etmeyip bütünün bir fonksiyonu olarak anlam kazanmasının mikroskobik boyutlarda da karşılığı vardır (Kuantum Alanlar Kuramında). Buna benzer bir kavram evreni tanımlamak için geliştirilen bir teori Geoffrey Chew tarafından, Ayakkabı Bağı Felsefesi ya da Potin Bağları (Bootsstrop) ismiyle ortaya atılmıştır.

Evreni karşılıklı olarak ilişkilendirilmiş bir bütün olarak ele alan bu teori; doğanın, maddenin temel yapı taşları gibi, temel varlıklara indirgenemeyeceğini, ama bütünüyle kendi içinde tutarlılık yoluyla anlaşılması gerektiğini belirtir. Benzer ifadeyle, maddenin temel yapı taşlarından oluştuğu fikrini reddederek, hiçbir temel varlığını kabul etmez. Buna karşın evreni birbirleriyle ilişkili bir olaylar ağı olarak görür ve sonucunda da madde ile ilgili görüşlerin tamamen uzay-zaman görüşü niteliğinde olup nesnelerin olaylar olarak algılanmasıyla birlikte, bunların karşılıklı geçişlerinin uzay ve zamanın karşılıklı olarak geçişmelerine benzer olduğunu söyler. Öyle ki, bu olaylar ağında bölümlerin hiçbiri temel özelliklere sahip olmayıp bunların hepsi diğerlerinin özelliklerine bağlı ve birbirlerinin arasındaki etkileşimlerin toplamı olarak ağın bütünsel yapısını belirlemektedir. Dolayısıyla herhangi bir bölümün yapısı, diğer bütün bölümlerin yapıları tarafından belirlenmektedir.

Alemlerin birbiri ile olan sıkı ilişkisine ve bağımlılığına bakıldığında, bir alemin yaratılabilmesi diğer alemleri elinde tutmaya onlara hükmetmeye vabestedir. Sizin verdiğiniz örnekler bu konu ile ilgili olmadığı için fasit bir kıyas oluyor. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Yirmi Yedinci Pencere | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 595 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...