Block title
Block content

"Biri ruh-u mümin ve kalb-i sâlihtir, diğeri ruh-u kâfir ve kalb-i fâsıktır." Buradaki "ruh-u kâfir ile kalb-i fâsık" konusunu açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte, bak: O iki kardeş ise: Biri ruh-u mümin ve kalb-i sâlihtir, diğeri ruh-u kâfir ve kalb-i fâsıktır. Ve o iki tarîkten sağ ise, tarîk-ı Kur’ân ve imândır. Sol ise, tarîk-ı isyan ve küfrandır. Ve o yoldaki bahçe ise, cemiyet-i beşeriye ve medeniyet-i insaniye içinde muvakkat hayat-ı içtimaiyedir ki, içinde hayır ve şer, iyi ve fena, temiz ve pis şeyler beraber bulunur..."(1)

Ruh insanın öz varlığıdır ve bütün inançlar bu varlık, yani ruh ile kaimdirler. Yani insandaki bütün duygu ve latifeler ruh temelinde ruh formu üzerinde anlam kazanıp onun ile varlıklarını devam ettirirler. Bu cihetle "insan eşittir ruhtur" demekte bir beis bulunmuyor.

İman ve küfür her ne kadar kalpte oluşur ise de bunların nihai yerleştiği yer ruhtur. Yani insanın ruhunda iman yerleşmiş ise insan mümin, küfür yerleşmiş ise kâfir oluyor. Üstadımızın "ruh-u kâfir" ifadesi bu inceliğe işaret ediyor.

"Kalb-i fasık" ifadesi, daha çok iman edip de kalbi mecazi aşklar ile yaralanmış insanlara ait bir kavramdır. Fısk burada küfür anlamında değil, günah ya da sapkınlık anlamında kullanılıyor.

İmandaki lezzeti ve kemali iki tür insan hissedemez, birisi kâfirler, diğeri ise fasık müminlerdir. Kâfir küfründen dolayı hissedemezken, fasık da fıskından dolayı hissedemiyor. 

(1) bk. Sözler, Sekizinci Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Sekizinci Söz | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 736 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...