Block title
Block content

"Biri, saati sayan ibreye binmiş gibi, o ibrenin harekâtına göre temâşâ ediyor. Diğeri, âşireleri sayan ibreye binmiş. Bu iki şahsın bir zaman-ı vahidde müşahede ettikleri eşya, saatimizle arzın medar-ı senevîsi nisbeti gibi, meşhudatça pek çok farkları vardır." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Öncelikle, aşirenin zamanın en küçük birimi olduğunu söyleyebiliriz; ani ve defi ifadesi buna bakıyor. Nasıl ki saniye dakikanın altmışta biridir, salise de saniyenin altmışta biridir, bu böyle on kademe daha gidildiğinde ancak aşireye geliniyor.

Saati sayan ibre ile aşireyi sayan ibre aynı olmadığı gibi, hareket hızları da aynı değildir; ikisi de aynı anda kainatı temaşa etse biri ancak Büyükçekmece ve etrafını temaşa ederken, diğeri ise dünyanın bir sene boyunca döndüğü yörüngesini temaşa edebilir.

Üstad Hazretlerinin verdiği saat örneğinde, -yukarıda da görüldüğü üzere- saati sayan ibrede bulunan şahsın gördükleri ve yaşadıkları ile aşire ibresindeki şahsın görüp yaşadıkları arasında fark var. Bu ibrelere binmiş şahısları düşünecek olursak, hem saat ibresindeki hem de aşire ibresindeki şahıs aynı zaman diliminde gördükleri ve yaşadıkları elbette çok daha farklı olacaktır. Bunu diğer zaman dilimlerine kıyas edebiliriz. Aynı zaman diliminde ibrelerdeki şahısların hareketleriyle, görüp yaşadıkları birbirinden çok farklıdır.

Resûl-i Zişan (asm) sair mahlukata nispeten aşire ile hareket eden ruh yapısına sahip olduğu için, mi'rac hakkında "bir anda gitmiş, dönmüş" denilmesi mübalağa değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Esas | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1372 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...