Block title
Block content

Birinci Basamak'ta “İns ve cin, şu nihayetsiz vazifeye, şu haşmetli nezarete ve şu vüs'atli ubûdiyyete karşı milyondan birisini ancak yapabilir.” buyruluyor. İnsanın küllî vazife ve ubudiyet açısından melekler ve ruhanilerle mukayesesini yapar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu cümlede insanın sema âlemini hakkıyla tefekkür ve temaşa etmekten aciz olduğu nazara verilmiş oluyor. Zira, vazife nihayetsiz, insanın ise bütün sıfatları sınırlı, iradesi ve kudreti cüzidir; bir anda iki şey irade edemez ve yapamaz. Görmesi de cüzidir; bir anda iki ayrı şeyi seyredemez. Onun sıfatlarındaki bu cüziyete karşılık sema ülkesinin haşmeti ve vüsati söz konusudur. Yıldızları birer lamba kadar gören insan onlardaki haşmetli icraata nezaret etmekten çok uzaktır.

Güneş ışığının dünyaya sekiz dakikada geldiği, bununla birlikte ışığı hala dünyaya ulaşmamış yıldızların olduğu, bütün bu yıldızlar âleminin birinci sema tabakasında bulunduğu, ondan öte altı tabaka daha olduğu, arşta sayısını ancak Allah’ın bildiği meleklerin sürekli olarak bir vecd ve huzur ile kendilerinden geçtikleri dikkate alındığında, insanın ibadetinin vüsat yönünden de çok dar bir kalıpta seyrettiği anlaşılır. Bu ise meleklerin varlığını gösteren çok önemli bir delildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: On Beşinci Söz | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 3090 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

isahalim

İnsanın durumu malum da, cinler neden o mütalaayı yapamıyor göklerde bütünüyle? Cinler atmosfer dışına çıkamıyor mu ya da tüm uzaya yayılmış değiller mi, başka galaksilerde de yaşamadıklarını neye dayanarak iddia edebiliriz? 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Cinler tek başına yeterli olmuyor çünkü onların da ekserisi kafirdir. Yani cinlerde tek başına sema tabakasına kafi gelmiyor. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...