Block title
Block content

"Birincisi: Pek zâhir bir surette kastî bir in'am ve ikram ve ihtiyarî bir ihsan ve imtinan mânâsı ve hakikati her birisinde hissedildiği gibi, mecmuunda ise, güneşin zuhurundaki ziyası gibi görünüyor." cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ağaç ve bitkiler alemine dikkat ile bakıldığında, çok açık bir şekilde Kerim bir zatın insanlara kasıtlı bir şekilde bir in’am ve ikram, yani nimetler verdiği ve lütuflar ettiği anlaşılır. 

Bu Kerim zatın bitkiler ve ağaçlar vasıtası ile insanlara kasıtlı bir şekilde lütuf ve ihsanlarda bulunmasının asıl sebebi; kendisini insanlara tanıttırmak ve sevdirmektir. İnsanların, Allah’ın bu tanıttırmak ve sevdirmek işlemine mukabil, Allah’ı iman ile tanıyıp ibadet ile O'na kendini sevdirmesi en büyük vazifesidir.

Elmanın o güleç yüzünde ve o tatlı tadında, Allah’ın ikram ve ihsanı çok zahir, yani açık bir şekilde parlıyor. Bunu görmemek ya da bunları tesadüf ve sebeplere havale etmek kabil değildir. 

Her bir bitki ve meyvede, Allah’ın ikram ve ihsanı göründüğü gibi bütün bitkiler ve ağaçlar aleminde ihsan ve ikram manası daha mükemmel, daha şaşaalı, daha görkemli görünür. İnsan kafasını kaldırıp bütün bitkilere iman nazarı ile baksa, bu bitkilerin büyük bir ikram ve ihsan sofrası olduğunu görecektir. Bu sofranın kasten kurulduğunu ve insanlar için serildiğini anlayacak ve şükre büyük bir kapı açacaktır.

Soruda geçen paragraf için tıklayınız:

Şualar, Yedinci Şua.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...