Block title
Block content

"Birincisi, zamanın cereyanına tâbi olmayarak, bir kuvvet-i kudsiye ile, fevkazzaman çıkıp, dünü bugün gibi hazır görmektir. İkincisi, bir sene kat-ı mesafe edip, dönüp dolaşıp düne gelmektir." Burayı açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte, birinci suret sırf vehbîdir, kisbî değil. İncizabdır, cezb-i Rahmânîdir ve mahbubiyettir. Yol kısadır, fakat çok metin ve çok yüksektir ve çok hâlistir ve gölgesizdir. Diğeri kisbîdir, uzundur, gölgelidir. Acaip harikaları çok ise de, kıymetçe, kurbiyetçe evvelkisine yetişemez."

"Meselâ, nasıl ki dünkü güne bugün yetişmek için iki yol var: Birincisi, zamanın cereyanına tâbi olmayarak, bir kuvvet-i kudsiye ile, fevkazzaman çıkıp, dünü bugün gibi hazır görmektir. İkincisi, bir sene kat-ı mesafe edip, dönüp dolaşıp düne gelmektir. Fakat yine dünü elde tutamıyor; onu bırakıp gidiyor."

"Öyle de, zâhirden hakikate geçmek iki suretledir: Biri, doğrudan doğruya hakikatin incizabına kapılıp, tarikat berzahına girmeden, hakikati ayn-ı zâhir içinde bulmaktır. İkincisi, çok merâtipten seyr ü sülûk suretiyle geçmektir."

"Ehl-i velâyet, çendan fenâ-i nefse muvaffak olurlar, nefs-i emmâreyi öldürürler; yine Sahâbeye yetişemiyorlar. Çünkü Sahâbelerin nefisleri tezkiye ve tathir edildiğinden, nefsin mahiyetindeki cihâzât-ı kesire ile, ubudiyetin envâına ve şükür ve hamdin aksâmına daha ziyade mazhardırlar. Fenâ-i nefisten sonra ubudiyet-i evliya besâtet peydâ eder."(1)

Velayeti Kübra mesleği, daha çok tasavvuf mesleğinin velayet yolları ile mukayese edilen bir meslektir. Üstad bu iki temel mesleği akrebiyet ve kurbiyet olarak vasıflandırıyor. Akrebiyet; sahabe mesleği, kurbiyet ise; tasavvuf mesleğini temsil ediyor.

Buradaki zaman örneği, iki meslek arasındaki farka işaret için veriliyor. Yani bir temsil dürbünüdür.

Seyru süluk (Kurbiyet mesleği), tasavvuf büyüklerinin belirlemiş olduğu bir takım usuller ve yollarla uzun ve meşakkatli bir zaman ve müddetten sonra kalbin olgunlaşıp Allah'a teveccüh etmesi ve marifet kazanmasıdır. Kalbin velayet kazanıp Allah'a yaklaşmasıdır. Bu meslek, temsilde zamanın uzunca dolaşıp düne ulaşması ile tasvir ediliyor. Tarikat ve tasavvuf berzahı ile hakikatlere ulaşmak, hem uzun hem de meşakkatli ve risklidir. Kurbiyet mesleğidir.

Akrebiyet mesleği ise; zamanın üstüne çıkıp düne atlamak şeklinde tasvir ediliyor ki burada asıl vurgulanan husus Vehbiliktir. Yani kul burada mutlak bir teslimiyet ve tevekkül manası ile, kesbini işin içine karıştırmadığı için, Allah mükafat olarak hakikatleri zahmetsiz ve meşakkatsiz olarak bu kula ihsan ediyor. Halbuki kurbiyet mesleğinde, kesp ve insanın benliği işe müdahildir, bu da yolu uzatıp meşakkatli hale getiriyor.

(1) bk. Sözler, Yirmi Yedinci Söz Zeyli.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

Ziyaretçi (doğrulanmadı)
Kur'ân'dan tavr-ı kalbe ilham edilen asâ-yı Mûsâ gibi, mânevî bir asâ ihsan edilmiştir. Bu asâyla, kitab-ı kâinatın herhangi bir zerresine vurulursa, derhal mâ-i hayat çıkar. Çünkü müessir ancak eserde görünebilir. Mesnevi-i Nuriye - 71 Mânevî asansör hükmünde olan murakabelerle mâ-i hayatı bulmak pek müşküldür. Vesaite lüzum gösteren ehl-i nazar ise, etraf-ı âlemi Arşa kadar gezmeleri lâzımdır. Ve o uzun mesafede hücum eden vesveselere, vehimlere, şeytanlara mağlûp olup caddeden çıkmamak için, pek çok bürhanlar, alâmetler, nişanlar lâzımdır ki yolu şaşırtmasınlar. Kur'ân ise, bize asâ-yı Mûsâ gibi bir hakikat vermiştir ki, nerede olsam, hattâ taş üzerinde de bulunsam, asâyı vuruyorum, mâ-i hayat fışkırıyor. Âlemin haricine giderek uzun seferlere ve su borularının kırılmaması ve parçalanmaması için muhafazaya muhtaç olmuyorum. Evet, 1- "Herbir şeyde, Onun bir olduğuna delalet eden bir ayet vardır." İbnü'l-Mu'tez'in bir şiirinden alınmıştır. İbn-i Kesir, Tefsirü'l-Kur'ani'l-Azim, 1:24.-1- beytiyle, bu hakikat hakikatiyle tebarüz eder.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
Yol kısadır, fakat çok metin ve çok yüksektir ve çok hâlistir ve gölgesizdir. _____ Bu kısımdaki "gölgesizdir" tabiri mevzuya mercek gibidir. Nasıl ki güneş en tepede iken her yeri görebilir. Gölge güneşin bir tarafa meylinden olur. O zaman "Fakat yine dünü elde tutamıyor; onu bırakıp gidiyor." tezahürü ile görüş mesafesi daralır. Rakım farkı gibi, en tepeden bakılınca her yer, az bile olsa eteklere inerek dolaşmak, bakış açısını daraltır, heryeri ihata edemez.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...