“Bismillah her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız.” denilerek besmele üzerinde önemle duruluyor. Birinci Söz ve On Dördüncü Lem'a'nın İkinci Makamı'nı ele alırsak, özet olarak ne söylenebilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Önce şunu ifade edelim: “Bismillah her işin başıdır.” denmeyip de “... her hayrın başıdır.” denilmesinde ince bir mesaj vardır. Demek ki, hayır olmayan şeylere başlarken "besmele" çekilemez. Mesela, bir hırsız yaptığı soyguna "besmele" ile başlayamaz. O halde, insan öyle işler yapmalıdır ki onlara "besmele" ile başlayabilsin; bunlar da ancak hayırlı işlerdir.

İnsanların faydalanacakları ilmî eserler yazmak da büyük bir hayır olduğundan, bütün İslam alimleri eserlerine "besmele" ile başlamışlardır. Bununla da yetinmeyip hamdele ve salveleyi de eklemişlerdir. Yani Allah’a hamd ve Onun sevgili Peygamberine salatü selam ile eserlerine başlamışlardır. Üstad Hazetleri de Muhakemat’ta, Mesnevi-i Nuriye’nin bazı bölümlerinin başlangıcında ulemanın bu âdetini devam ettirmiştir.

Besmelenin sırlarına dair Lem’alarda yazdığı çok yüksek bir dersi de makam münasebetiyle, buraya almıştır. Bu bölümde "besmele"nin altı sırrı izah edilirken, çok ince hakikatlere dikkat çekilmiş ve böylece besmeleyi okurken ondaki bu yüksek hakikatleri de nazara almamız bizlere ders verilmiştir.

Birinci Söz'de "besmelenin" anlam ve önemi izah ediliyor. Çeşitli varlıkların hâl dili ile besmeleyi nasıl zikrettikleri akli bir metotla izah ve ispat ediliyor. Allah'ın adını anmak ve O’nun adıyla hareket etmenin insana neler kazandıracağı mükemmel bir şekilde işleniyor. Bu sözde verilen en mühim mesaj, besmelenin zikir, fikir ve şükür’den mürekkep bir mana olduğunun tespit edilmesidir.

"Demek, Bismillâhirrahmânirrahîm, sahife-i âlemde bir sâtır-ı nuranî teşkil eden üç sikke-i ehadiyetin kudsî ünvanıdır ve kuvvetli bir haytıdır ve parlak bir hattıdır. Yani, Bismillâhirrahmânirrahîm, yukarıdan nüzul ile semere-i kâinat ve âlemin nüsha-i musağğarası olan insana ucu dayanıyor. Ferşi Arşa bağlar, insanî arşa çıkmaya bir yol olur."(1)

Bismillahirrahmanirrahîm'deki Allah, Rahman ve Rahim isimlerinin kâinattaki tecellisi, büyükten küçüğe bir tevhid mührüdür.

Allah ism-i Celili, bütün kâinattaki unsurların kendi aralarında olan yardımlaşma, dayanışma, kucaklaşma ve birbirinin ihtiyacına cevap verme gibi fiillerin dili ile Allah'ın birlik ve tevhid sikkesini temsil eder.

Rahman ismi de dünyadaki bitki ve hayvan taifelerinin tedbir ve terbiye edilmesinde benzerlikler, tenasüb ve intizam gibi icraatların dili ile Allah'ın dünya sahifesindeki birlik ve tevhid mührüne işaret eder.

Rahim ismi ise, insanın mahiyetindeki rahmet, merhamet ve şefkat gibi tecellilerin ve fiillerin dili ile Allah'ın insan mahiyetinde görünen birlik ve tevhid mührüne bakar. Tevhidin üç büyük mührü kâinat, dünya ve insan üzerine vurulan mühürleridir.

Bunu şöyle bir temsil ile akla yaklaştıralım:

Kâinat okyanus olsun, dünya deniz, insan ise bir avuç su olsun. Her birine kelime-i tevhid yazısını yazalım. Okyanusa büyük harflerle tevhid kelimesini yazdık ve altına dev bir mühür vurduk, okumak için bütün okyanusu kuşatacak bir göze sahip olmak ya da okyanusu ihata edecek bir mevkie çıkmak lazımdır. Bu da herkes için mümkün değildir.

Dünyayı temsil eden denizin üstüne orta boyda harflerle tevhid yazısını yazdık ve altına mührü bastık; bunu da okumak ve ihata etmek çok zordur, küllî bir nazar lazımdır.

Ve üçüncüsü, insanı temsil eden bir avuç suyun üstüne bir kelime-i tevhid yazdık, bunu herkes rahatlıkla ve ihata ile okuyabilir ve mührü görebilir.

Bu üç mührü ve tevhid kelimesini okumak aşağıdan yukarı doğru olmalıdır. Yukarıdan aşağıya okumak ve görmeye çalışmak çok zordur. Bir avuç suda yazılan tevhid kelimesi ehâdiyeti temsil eder, okyanusta yazılan tevhid ise, vâhidiyeti temsil eder.

Özetleyecek olursak, üç sikke-i ehâdiyet kâinatta Allah isminin tecellisi, dünyada Rahman isminin tecellisi ve insanda Rahim isminin tecellisi suretinde vurulan birlik ve tevhit mühürleri anlamındadır. Bu üç ismin temsil ettiği tecelliler tevhidin kâinat, dünya ve insan sayfalarında nuranî birer satırdırlar.

(1) bk. Lem'alar, On Dördüncü Lem'a, İkinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar

eser65

SA Guzel aciklamalariniz icin tesekkurler cok istifade ediyoruz ALLAH razi olsun.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ADEMayaz
Biz dahi onunla başlarız demiyor da biz dahi ona başlarız diyor. Bunun bir hikmeti var mı?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

BİSMİLLÂH her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Birinci Söz

Üstad Hazretleri "Başta ona başlarız" ifadesi ile besmelenin başlı başına bir hikmet denizi olduğunu önce bunun anlaşılması gerektiğini ihtar ediyor olabilir. Nitekim Birinci Söz, On Dördüncü Lema'nın İkinci Makamı gibi risaleler besmelenin bu cihetini izah ediyor. 

"Onunla" ifadesi besmele ile başlamak manasını ifade ederken "ona" ifadesi bizzat besmelenin kendi manalarına başlamayı ifade eder. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ufukalem
BİZ DAHİ ONUNLA değil de ONA BAŞLARIZ denmesinin izahını çok güzel yapmışsınız bence. İlave olarak: Bismillah'taki -bi, hem "ile" hem de "-e,-a" manalarına geliyor zaten. Dolayısıyla "Allah'ın adıyla" diye de "Allah'ın adına" şeklinde de çevrilebiliyor diye biliyorum.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...