Block title
Block content

"Biz, insanların hürmet ve ihtiramından ve şahsımıza ait hüsn-ü zan ve ikram ve tahsinlerinden mesleğimiz itibarıyla cidden kaçıyoruz." Hizmetteki kardeşlerimiz için de bunlar geçerli midir?

 
Soru Detayı:

- Örneğin; hizmetteki kardeşim, hizmet haricinde şahsımda olan bir malı istedi. Versem ona karşı iyi görüneceğim. Bu durumda ne yapmalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek nasıl bir emir ve ibadet ise yardımlaşma, dayanışma, şefkat ve gayret gibi hasletler de dinin diğer emir ve ibadetlerindendir. Riya olur endişesi ile farzları terk etmek ne kadar yanlış ise, müminlerin birbirlerine karşı ödev ve sorumlulukları "riya olur" endişesi ile terk etmek de o kadar yanlış olur.

"Biz, insanların hürmet ve ihtiramından ve şahsımıza ait hüsn-ü zan ve ikram ve tahsinlerinden mesleğimiz itibarıyla cidden kaçıyoruz. Hususan acip bir riyakârlık olan şöhretperestlik ve câzibedar bir hodfuruşluk olan tarihlere şâşaalı geçmek ve insanlara iyi görünmek ise, Nurun bir esası ve mesleği olan ihlâsa zıttır ve münafidir. Onu arzulamak değil, bilâkis şahsımız itibarıyla ondan ürküyoruz."(1) 

İkram ve hürmet istenilmez, ama istemediği hâlde geliyor ve ona da ihtiyacı varsa, almakta bir beis olmaz. Üstadımız ihtiyaç duymadığı için külliyen kabul etmiyor. Zira o bu hizmetin pişdarı ve üstadı olduğu için, daha itinalı daha titiz olması gerekir. Ya da ilmin izzetini koruması iktiza eder.

Ama bu incelikler hizmet içindeki kardeşlerin birbirisi ile olan yardımlaşma ve dayanışmasına bir engel teşkil etmez. İyi görünme endişesi yüzünden, zor durumdaki kardeşine yardım eli uzatmamak daha büyük bir vebaldir.

Kişi kendi iç dünyasında nefsi ile mücadele ederken, normal hayatını da devam ettirebilmelidir. Yani kardeşine yardım elini uzatırken nefsinden de kibir ve gurur elini çekmesi icap eder. Bu denge gözetilirse, korunmak için hayrı külliyen terk etmek gerekmez. 

(1) bk. Emirdağ Lahikası-I, 145. Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...