Block title
Block content

Biz Üstad'ı mehdi olarak biliyoruz, Hz. İsa da Mehdi'ye namazda tabi olacak deniliyor, bunu nasıl anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Deccalın dinsizlik cereyanı; materyalist felsefeden beslenen komünist hareketidir. Bu dinsizlik hareketine karşı yani komünizme karşı, İslam ile Hristiyanlık alemi ittifak sağlamışlardır. Dünyanın iki blok olduğu dönemde, bir tarafta dinsizliğin başını Rusya çekiyordu, diğer tarafta dinsiz olan komünizme karşı Amerika başı çekiyordu. Amerika o dönemlerde Rus ve komünizm tehlikesine karşı, İslam ülkelerine de çok yardımlarda bulunmuştur. Hatta bu tehlikeye karşı NATO paktını kurmuşlardır. Bütün bunlar İslam alemi ile Hristiyan aleminin ittifak içinde dinsizliğe karşı mücadele ettiğinin vesikası hükmündedir.

Hazreti İsa (as)’in herkesin gözü önünde gökten inip, insanlığa göstere göstere İslam ve Hristiyanlık ittifakını temin etmesi, imtihan ve adetullah kanunlarına uygun değildir. Bu sebeple Hazreti İsa (as) perdeli olarak nüzul edecektir. Onu herkes İsa (as) olarak bilmeyecek. Üstad bu manayı şu ibareler ile ifade ediyor:

"Hazret-i İsâ Aleyhisselâm geldiği vakit, herkes onun hakikî İsâ olduğunu bilmek lâzım değildir. Onun mukarreb ve havassı, nur-u imanla onu tanır. Yoksa, bedâhet derecesinde herkes onu tanımayacaktır."(1)

Hazreti İsa (as) ile Mehdi aynı dönemde olacaklar. Buna işaret eden hadisler vardır.

“Hazret-i İsa Aleyhisselâm gelir, Hazret-i Mehdîye namazda iktida eder, tâbi olur."(2)

"İsa Aleyhisselâm Büyük Deccalı öldürür."(3)

Mehdi ile Deccal aynı dönemde olacağına göre, demek Hazreti İsa (as) da Mehdi ile aynı dönemde olacaklar. Bütün bu yorumlar ışığında meseleye bakacak olursak; Hazreti İsa (as) nüzul etmiş, Mehdi ve Deccal de çıkmıştır. Bu olayların açıktan ve aleni olmadığını da yukarıda izah etmiştik.

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, On Beşinci Mektup.

(2) bk. Buhari, Enbiya: 49; Müslim, İmân:244, 245, 247; İbn-i Mâce, Fiten: 33; Müsned, 2:336, 3:368.

(3) bk. Tirmizi, Fiten: 62; Ebû Dâvud, Melâhim: 14; Müsned, 3:420, 4:226; el-Hâkim, el-Müstedrek, 4:529-530.

İlave bilgi için tıklayınız:

RİSALE-İ NUR'DA MEHDİLİK

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Dördüncü Sual | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 7849 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

myigit
Kardeşlerim, sitenizi beğenerek takip ediyorum. Allah sizin şevkinizi arttırsın diyerek, bu konuda bir kaç cümle eklemek istedim. Bediüzzaman hazretleri Beşinci Şua' da “Hazret-i İsa Aleyhisselâm gelir, Hazret-i Mehdîye namazda iktida eder, tâbi olur." hadisinin sırrını anlatmış, ama siz Risale-i Nur'u bir bütün olarak ele almadığınız için açıklamanızda bir nakıs kalmış. Üstad'ın ahirzamanda gelecek üç zattan en büyüğü olduğuna ve mehdi olduğuna itikadim tam olmasa idi, kendimi müdahale etmek zorunda hissetmezdim. 5.Şua'nın 13. meselesinde namazda iktida etmesine dair Hz. İsa'nın mehdi ile birlikte namaz kılacağı sonucu çıkmıyor. Burdaki hadisin müteşabih bir mana ifade ettiği anlatılıyor. Üstad hazretleri ben mehdiyim dememiş ancak 3. Said döneminde o şahsın kendisi olduğunu anlayınca bu defa söylenilenlere aksiyle cevap vermemiş. Hatta bunu ehli vukuf bile kabul etmiş. Ve bu konuyu hali hazırda yaşayan talebelerinide bizzat sorduk. Biz tüm talebeler ittifaken onu mehdi kabul ettik demişler.Evet sikkei tasdikte ahir zamandaki üç mehdiden bahseder. Bunun en büyük ve birincisinin Risalei nur hizmeti olduğunu ve diger iki mehdinin risalei nurları program yapacağını onlarında hayat ve şeriat alemlerinde ınkılablar yapacaklarına işaret eder. Evet "Herşey zıddıyla bilinir." Madem deccal var demek birde mehdi var.. Hayırlı günler.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nurun fedaisi
Yukarıda "Hazreti İsa (as) nüzul etmiş, Mehdi ve Deccal de çıkmıştır." derken dinsizlik cereyanına karşı ittifaktan mı bahsediyorsunuz? Deccal Komünizm ve bu dinsizlik cereyanına karşı da Üstad Bediüzzaman Hazretleri de "Kardeşim! Ben küfrün belini kırdım, bir daha tevessü edemez." sözleri ile bu dinsizlik cereyanına karşı iman cereyanıyla müdafaa etmesi.. ve "Mematım hayatımdan ziyade İslamiyet'e hizmet edecektir." sözleri örnek verilebilir mi? Bir de 'Hz. Îsa (as) nüzul etmiş' derken manevi olarak mı, yoksa şahsı itibariyle mi söylüyorsunuz? Selam ve dua ile..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Hazreti İsa (as)'in hem manevi hem de şahıs olarak indiği kanaatindeyiz. Mehdilik konusunda ki yorumunuzu da isabetli görüyoruz.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
tamam herkes anlamayacak fakat bizde anlamaya çalışacağız mehdi üstadsa isa aleyhiselama dair kimdi bir kanatınız yokmu. mehdiye namazda uymasını nasıl anlamalıyız.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nurun fedaisi
Hz. İsa (as)'ın "şahıs olarak indiği" kanaatine nereden vardınız? Üstad Bediüzzaman Hazretleri "Hazret-i İsa Aleyhisselâm geldiği vakit, herkes onun hakikî İsa olduğunu bilmek lâzım değildir. Onun mukarreb ve havassı, nur-u iman ile onu tanır. Yoksa bedahet derecesinde herkes onu tanımayacaktır."(Mektubat) diyor. Siz "nur-u iman ile" tanıdınız mı? Yoksa İsa (as)'a "mukarreb ve havassı" diye tabir edilen kişilerden mi, haber aldınız? Yıllardan beri Risale-i Nur derslerine iştirak ettiğim halde, hiç bir ağabeyin "İsa (as) hayattadır" diye bir tabirini duymadım. Bu konuya bir açıklık getirirseniz sevinirim. Selam ve dua ile..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Teknik olarak Mehdi (ra) gelmiş ise Hazreti İsa (as)'inda o zaman diliminde gelmiş olması gerektiğini düşünüyoruz yoksa elimizde bir veri bir vesika bir ispat bulunmuyor.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Teoman Keskin
"İsa AS. Mehdi'ye Namazda iktida eder" müteşabih hükmünden, "İsa AS, Mehdi'nin mesleğine tabi olacak ve O'nun mesleğini kendine meslek ittihaz edecek demektir" hükmü ayanen ve apaçık tebarüz etmektedir..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nurun fedaisi
Editörün verdiği cevap için teşekkürler. Bu dedikleriniz üzerine aklıma bir hatıra geldi. Bu hatırayı ben Nurları ilk tanıdığımda bir ağabey anlatmıştı. Şöyle ki; 《İstanbul'da bir grup İngilizce bilen Risale-i Nur Talebeleri, bir kiliseye giderler. Ve rahipler ile konuşurlar. Bu arada namaz vakti girer ve rahipten namaz kılmak için bir oda isterler. Rahip onlara içinde resim olmayan bir oda gösterir ve oda da seccadelerin serili olduğunu görürler. Tam namaz kılacakken rahip de namaz kılmak için gelir. Nur Talebesi Ağabeyler buna daha çok şaşırırlar.. Rahip de onlarla birlikte namaz kılar. Ve daha sonra Cevşen-ül Kebir'den ders yapar. Ve arkada bulunan kütüphanede Kur'ân-ı Kerîmler, Risale-i Nurları olduğunu görürler. Ve bir tek namaz kılanın o rahip olmadığını müşahede ederler.. Hıristiyan Alemi'nde kendilerine "Safi Hıristiyan" dediklerini öğrenirler. Rahiplere Müslüman olup, olmadıklarını sorarlar. Bunun üzerinde kendilerinin hakikî tevhid inancına sahip olduklarını ve onlara göre de namazın farz olduğunu belirtirler..》Bu hatıradan da anlaşılacağı üzere Hıristiyanlar Tevhid inancına teslim olmaya başlıyorlar. Ahirzaman Müceddidi Üstadımızın da dediği gibi: "Nasraniyet, ya intıfa veya ıstıfa edip İslâmiyet'e karşı terk-i silâh edecektir. Nasraniyet birkaç defa yırtıldı, protestanlığa geldi. Protestanlık da yırtıldı, tevhide yaklaştı. Tekrar yırtılmağa hazırlanıyor. Ya intıfa bulup sönecek veya hakikî Nasraniyetin esasını câmi' olan hakaik-i İslâmiyeyi karşısında görecek, teslim olacaktır."(Mektubat) Evet, yurt dışı Risale-i Nur hizmetlerinden haberdar olduğumuz kadarıyla Hıristiyan dünyası hakikati görüp, son ve hakikî din olan İslâm'a giriyorlar. Üstadımızın Tarihçe-i Hayat'ta belirttiği gibi:"Eğer biz, doğru İslâmiyet'i ve İslâmiyet'e lâyık doğruluğu ve istikameti göstersek, bundan sonra onlardan fevc fevc dâhil olacaklardır." İnşaallah bu gaye tahakkuk edecek ve tüm dünya İslâmiyet'e iltihak edecektir. İstifade etmeniz dileğiyle.. Selam ve dua ile..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nurun fedaisi
Hz. İsa(as)'ın yeryüzüne gelişini bazıları, mehdiyetin 3. merhalesinde olacağını söylüyor. Şu anda Hz. İsa (as)'ın hayatta olduğu meçhul.. ama Üstad Hazretlerinin belirttiği -iman -hayat -şeriat merhalelerinin 3. safhası olan şeriat döneminde gelip, İslâmiyetin tüm dünyaya hâkim olmasına yardım edeceğini söyleyenler var.. Bunun bir hakikati var mı? Sonuçta Risale-i Nur'un şahs-ı manevisi Mehdiyet cereyanı.. ve 3. safhada, yani şeriat döneminde Hz. İsa (as)'ın nüzûlü Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Mehdiyetini tenzil etmez, diye düşünüyorum. Bu konuyu açıklar mısınız? Bu düşünce, "Hz. İsa (as) gelmiştir" demekten daha mantıklı değil mi? Üstad Hazretlerinin Allah'ın izniyle verdiği ğaybi haberler ve tarihlere göre Hicti 1542 vb. tarihler veriyor.. İslâmiyet'in ğalibane ve aşikâre hizmetlerden bahisler var.. Hz. İsa (as)'ın kıyamete yakın çıkması beklenilmiyor mu? Sizin dediğinize göre -Hz. İsa (as)'ın hayatta olması- ve bu kadar uzun yaşayabilmesi mümkün mü? Akla münafi değil mi? Cevabınızı bekliyorum. Selam ve dua ile..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Bizim kanaatimize göre Hazreti İsa (as) gelip gitmiştir. Çünkü Hazreti Mehdi döneminde ineceğine dair çok karineler var. Ayrıca adetullah kanununa göre Hazreti İsa (as) harikulade işlere girişmeyecek. Onun inmesi semboliktir asıl tamir ve tadil adetullah içinde zamanla Mehdi ve nurani cemaati tarafından yapılacak. Kırk yıl kalacağından bahseden hadisler var ki o dönemde kırk yıl az bir zamandır. Yani Hazreti İsa (as) öyle çok uzun bir zaman kalmayacak ki günümüze yetişsin.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nurun fedaisi
Sizin Hz. İsa (as)'ın nüzûlü dediğiniz meselenin hakikati şu olsa gerektir.. Hz. İsa (as)'ın hakikî yolundan gelenlerin hakikati görerek İslâmiyet'e dahil olmalarıdır. Bu İslâmiyet'e dahil olmaları ise Âhirzaman'da ki Mehdiyet cereyanı olan Risale-i Nur ile oluyor.. ve olmaya devam edecektir.. İnşaallah.. Elhasıl: Hz. İsa (as)'ın nüzûlü; Hıristiyanların, Kur'ân ve Îmân hakikatleri olan Risale-i Nur'lar ile İslâmiyet'e dâhil olup.. Resûl-i Kibriya (asm)'a dehâlet edip, İslâmiyet'in dünya üzerindeki tek ve yekta din olmasına yardım etmeleri olabilir. Gaybı Allah bilir. Bu görüş insanların anlayabilmesi için daha anlaşılır ve ehvendir, diye düşünüyorum. Önemli olan Kur'ân-ı Azimüşşan'ın hakikatlerini tüm dünyaya yaymaya çalışmaktır.. "Bizim gayemiz: Zevki, Allah'ın yolunda aramak ve İslâmiyeti bütün dünyaya yaymaktır."(Tarihçe-i Hayat) Evet en doğru cevabı Müceddid-i Âzam Bediüzzaman veriyor.. "Âhirzamanda Hazret-i İsa Aleyhisselâm gelecek, Şeriat-ı Muhammediye (A.S.M.) ile amel edecek mealindeki hadîsin sırrı şudur ki: Âhirzamanda felsefe-i tabiiyenin verdiği cereyan-ı küfrîye ve inkâr-ı uluhiyete karşı İsevîlik dini tasaffi ederek ve hurafattan tecerrüd edip İslâmiyete inkılab edeceği bir sırada, nasılki İsevîlik şahs-ı manevîsi, vahy-i semavî kılıncıyla o müdhiş dinsizliğin şahs-ı manevîsini öldürür; öyle de Hazret-i İsa Aleyhisselâm, İsevîlik şahs-ı manevîsini temsil ederek, dinsizliğin şahs-ı manevîsini temsil eden Deccal'ı öldürür.. yani inkâr-ı uluhiyet fikrini öldürecek." (Mektubat) Selam ve dua ile..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
hz isa aleyhiselam göğe yükseltildiği yaştamı indirilecek yoksa bir anne babadan yenidenmi doğacak bir anda ortaya çıkan kişiler varmı dünya üzerinde acaba isa aleyhiselamı yansıtabilecek veya başka bir geliş şeklimi olacak birinin süretinde. risale-i nurda bunla ilgili bilgi varmı. üstad örneğin eski saidi gömdüm diyor. mehdiliği hütbeyi şamiye dönemi ilk dönemleri mesihlik sonraki dönemi olma ihtimalı yokmu.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nurun fedaisi
Üstad Hazretleri Mektubat'ta şöyle diyor: "Âhirzamanda Hazret-i İsa Aleyhisselâm gelecek, Şeriat-ı Muhammediye (A.S.M.) ile amel edecek mealindeki hadîsin sırrı şudur ki: Âhirzamanda felsefe-i tabiiyenin verdiği cereyan-ı küfrîye ve inkâr-ı uluhiyete karşı İsevîlik dini tasaffi ederek ve hurafattan tecerrüd edip İslâmiyete inkılab edeceği bir sırada, nasılki İsevîlik şahs-ı manevîsi, vahy-i semavî kılıncıyla o müdhiş dinsizliğin şahs-ı manevîsini öldürür; öyle de Hazret-i İsa Aleyhisselâm, İsevîlik şahs-ı manevîsini temsil ederek, dinsizliğin şahs-ı manevîsini temsil eden Deccal'ı öldürür.. yani inkâr-ı uluhiyet fikrini öldürecek."(Mektubat) Bir de lâhikalar'da geçen Kuleönü'nde Sofuoğlu Mustafa Hulusi Ağabey'in mektubu da bu konuya bakıyor.. 《Ey benim muhterem Üstadım! Âciz talebeniz, küre-i arz içerisinde ruhum bazan şarka, bazan cenuba, bazan garba, bazan şimale, bazan semaya giderdi. Acaba yardım ne taraftan erişecek diye beklerdim. Ruhum bir mürşid-i ekmel taharri ederdi. Aramak üzere iken bana ilham olundu ki; "Mürşidi sen uzakta arıyorsun, pek yakınında bulunan Bedîüzzaman vardır. O zâtın Risale-i Nur'u müceddid hükmündedir. Hem aktabdır, hem Zülkarneyn'dir, hem âhirzamanda gelecek İsa Aleyhisselâm'ın vekilidir; yani müjdecisidir." denildi. Bunun üzerine Üstad-ı Muhteremin nezdine vardım. Risaleleri, bize yazmak için emir verdi. Ben de onbeş kadar Sözler'den yazdım ve okuyorum. İstidadım kısa, fikrim müşevveş olduğundan, risalelerden hakkıyla istifade ve istifaza edemiyordum.》 (Barla Lâhikası) Lâhikalar'da geçen şu mektub ise çok mânidardır.. 《 Birgün âlem-i menamda bir sahrada gezerken, bir çok kalabalık ahalinin içine girdim. Dersim olan Kelime-i Tevhid'e devam ediyordum. O ahalinin cümlesi Nasara imiş. Biz aşikâre Kelime-i Tevhid'i çektiğimizden, hepsi bize iştirak etti. Her yüz başında, "Muhammed-ür Resulullah" diyorum. O Nasaralar, "İsa ruhullah" diyorlar. Onlara dedim ki: "Yahu biz İsa Aleyhisselâm'ı tasdik ediyoruz." Ve kendilerine Kelime-i Tevhid'i okudum, "İsa ruhullah" dedim. İşte bakınız, ben sizin peygamberinizi tasdik ediyorum, siz de bizim peygamberimizi tasdik etseniz ne olur, dedim. "Hâyır! İsa Aleyhisselâm gökten inmedikçe ve sizin peygamberinizi aşikâr tasdik etmedikçe, biz tasdik etmeyiz." dediler. Bunun üzerine yanımda iki arkadaş bulundu. Lâkin arkadaşlarım kimler olduğunu bilemiyorum. "Biz dua edelim de, İsa Aleyhisselâm gelsin ve bizi nasıl tasdik ediyor, göreceksiniz." Dua ettik. İki kişi, "âmîn" dediler. Lâkin İsa Aleyhisselâm gelmeyince müteessir olduk. Yine dua ettik, "Ya Rabbi! Bizi bunların yanında niçin mahcub çıkarıyorsun?" dedik. "Bu din âlî değil mi?" Tahminen, arası bir saat veya bir buçuk saat sonra, karşıdan üç kişi çıktı. Elhamdülillah İsa Aleyhisselâm geliyor. Baktım birisi sakallı, ikisi şâbb-i emred. Dedim: "İsa Aleyhisselâm otuzüç yaşında olduğu halde göğe huruç etti.. ne için sakalında beyaz var?" Kalbime geldi ki, "Allahu a'lem İsa Aleyhisselâm değilse?" Bu zât ve iki arkadaşıyla yanımıza geldiler. Dikkatle baktım; üstadımızın sîması ve elbisesidir. Bizim yanımıza gelince, bizim altımız mağara imiş. Yanındaki iki kişiye emretti: "Şurada kilitli salibler, haçlar var. Cümlesini çıkarınız." Çıkardılar. Nasaralara karşı hepsini kırdı ve Kelime-i Tevhid getirip Peygamberimizi tasdik edince, biz de Nasaralara, "Bakınız, işte İsa Aleyhisselâm'ın vekili geldi" deyince, cümlesi tasdik ettiler. Allahu a'lem bu rü'yanın bir tabiri şudur ki: Üstadımızın Kur'an-ı Hakîm'den aldığı ve neşrettiği Risale-i Nur vasıtasıyla Nasara'nın bir kısmı İslâmiyeti kabul edecek ve Nasara Müslümanları veya Hristiyan mü'minleri hükmüne geçip Üstadımızın sözlerini İsa Aleyhisselâm'ın sözleri nev'inden hüsn-ü kabul edeceklerine işarettir. Evet Risale-i Nur'da öyle bir kuvvet vardır ki, Avrupa'nın en muannid feylesoflarını dahi teslime mecbur eder. Her ruhun bir ihtiyac-ı hakikîsi olan, hakikî iman nurunu arayan Hristiyan muvahhidler, elbette Risale-i Nur'u görseler (Hazret-i İsa Aleyhisselâm'ın vesayası nev'inden) kabul edip sarılacaklardır.Dereli Mutaf Hâfız Ahmed 》(Barla Lâhikası) Bu pasajlar ışığında konuya bakacak olursak.. (Allahu Alem) Hz. İsa (as)'ın nüzûlü; Hıristiyanların Risale-i Nurları okuyarak, Müslüman olmaları.. ve dinsizlik cereyanına karşı Müslümanlara yardım edip.. İslâmiyetin bütün dünyaya yayılmasına çalışmalarıdır.. Gaybı Allah bilir.. Bu daha istikametli bir kanaat.. İstifade etmeniz dileğiyle.. Selam ve dua ile..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Hazreti İsa gökten nüzul edecek dolayısı ile anne ve babası olmayacak. İnişini herkes değil mukarrebi bilecek. Üstadımız kesinlikle Mesih değildir o bir müceddid belki beklenen Mehdi'dir denilebilir. Başka bir insan suretinde olacağına dair elimizde bir nas bulunmuyor.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
Allah razı olsun abiler.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
İSA ALEYHİ SELAM RİSALE-İ NURU PROGRAM YAPIP MÜSLÜMANLIĞA YÖNLENDİRECEKSE HİRİSTİYANLARI ŞİMDİ GELME İHTİMALİDE VAR. BU GERÇEKLEŞMEDİ.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
İSA ALEYHİSELAM GELDİYSE BİR İSİM VERİN KİMSE BİLMİYORMU RİSALE-İ NUR TALEBELERİNDEN.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
İsmi bilen verir bizim isim vermemiz ne mümkün. Hazreti İsa (as)'ın Risale-i Nuru program yapmasını nereden çıkardınız bizim böyle bir ifademiz yok diye biliyoruz.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
merkezsener

HZ.İSA BİR DAĞA İNİP GİTMESİ HADİSİN HAKİKATI İÇİN YETERLİDİR. NAMAZDA UYMASI İSE, HZ. İSANIN MEHDİYE, NAMAZIN MANASI NEDRİ: İNKILABAT, TASARRUF VE İHSANATI GÖRMEK DEĞİLMİ. MEHDİYİ VEKİL TAYİN EDECEK DEMEK ;KAİNATTAKI İNKILABAT, TASARRUF VE İNSAN ÜZERİNE OLAN O İHSANATI SEN YAP DEMEKTİR. ÜSTAD SIRRINI AÇIKLIYOR. MEHDİYE GEÇ NAMAZI SEN KILDIR DEMEK TASARRUFATI SEN YAP DEMEKTİR. ÇÜNKÜ BU ÇAĞIN İNSANI PEYGAMBERE MUHATAP OLACAK SEVİYEDE DEĞİL.İNSANLAR HEMEN MUCİZE İSTEYECEKLER.UÇ KAÇ DİYECEKLER. ONUN İÇİN MUKARRİP VE HAVASSI BİLİR DİYOR.YANİ 3. TABAKAI HAYATIN ÖZELLİKLERİNİ BİLENLER ONU BİLİR DİYOR. NURU İMANIN DİKKATI DEDİĞİ ORASIDIR YANİ.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
hamditas
Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağlûp olan İsevîlik ve İslâmiyet, ittihad neticesinde dinsizlik cereyanına galebe edip dağıtacak istidadında iken, âlem-i semâvâtta cism-i beşerîsiyle bulunan şahs-ı İsâ aleyhisselâm, o din-i hak cereyanının başına geçeceğini, bir Muhbir-i Sadık, bir Kadîr-i Külli Şeyin vaadine istinad ederek haber vermiştir. Madem haber vermiş, haktır. Madem Kadîr-i Külli Şey vaad etmiş, elbette yapacaktır. Evet, her vakit semâvâttan melâikeleri yere gönderen ve bazı vakitte insan suretine vaz' eden (Hazret-i Cibril'in Dıhye suretine girmesi gibi) ve ruhanîleri âlem-i ervahtan gönderip beşer suretine temessül ettiren, hattâ ölmüş evliyaların çoklarının ervahlarını cesed-i misaliyle dünyaya gönderen bir Hakîm-i Zülcelâl, Hazret-i İsâ aleyhisselâmı, İsâ dinine ait en mühim bir hüsn-ü hâtimesi için, değil semâ-i dünyada cesediyle bulunan ve hayatta olan Hazret-i İsâ, belki âlem-i âhiretin en uzak köşesine gitseydi ve hakikaten ölseydi, yine şöyle bir netice-i azîme için ona yeniden ceset giydirip dünyaya göndermek, o Hakîmin hikmetinden uzak değil. Belki onun hikmeti öyle iktiza ettiği için vaad etmiş ve vaad ettiği için elbette gönderecek. Hazret-i İsâ aleyhisselâm geldiği vakit, herkes onun hakikî İsâ olduğunu bilmek lâzım değildir. Onun mukarreb ve havassı, nur-u imanla onu tanır. Yoksa, bedâhet derecesinde herkes onu tanımayacaktır. (Mektubar, 15. Mektup)
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...