Block title
Block content

Bizi tecrübe eden Cenab-ı Hakk'a karşı muhabbet nasıl oluşur? Allah´ı çok sevmek istiyorum; Risaleler bu konuda bana yardımcı olabilir mi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Muhabbet, marifet ile orantılıdır. Ne kadar marifet varsa o kadar muhabbet hasıl olur. Bu sebeple Allah’a karşı muhabbetimizi artırmamız için Ona olan marifet ve imanımızı artırmamız gerekir.

Üstad muhabbetin sebebi üçtür diyor. Bunlar ihsan, cemal ve kemaldir. Yani insan; ihsan, cemal ve kemalden dolayı bir şeyi sever ve ona muhabbet besler.

İhsan: Yani; ikram ve lütuf anlamındadır. Nasıl bir insan bize karşı çok ikram ve lütuflarda bulunsa, biz ona karşı kalben ilgisiz kalamayıp, ona muhabbet duyarız. Aynı şekilde bize sayısız ve sonsuz ikram ve ihsanlarda bulunan Allah’a karşı, ilgisiz ve alakasız kalmamız mümkün değildir. Halbuki kainattaki bütün ihsan ve ikramlar ondan geliyor, insanların ihsan ve ikramları da onun ihsan ve ikramının bir tecellisi, basit bir gölgesidir. Hal böyle iken, insanın Allah’a sonsuz bir muhabbet beslemesi gerekirken, insan bu ikram ve ihsanların Allah'tan geldiğini iyi okuyamayıp sebeplere vermesi, muhabbetin yüzünü sebeplere çeviriyor. Mesela; anne ve babanın üstünde, Allah’ın şefkat elini görmeyen bir yavru, muhabbetini anne ve babasına sarf ediyor, Allah’ı aklına getirmiyor.

İşte biz, sağlam ve tahkiki bir iman ile kainattaki bütün ikram ve ihsanların, Allah’tan geldiğini görebilirsek, o zaman sebeplere dağılmış muhabbetimiz, Allah’ta toplanabilir.

Cemal: Güzellik demektir. İnsan kalbi güzelliklere de ilgisiz kalmaz. Bir yerde güzellik gördü mü ona muhabbet beslemeye başlar. Güzellik sadece bir suret ve şekil güzelliği anlamında değildir; ahlak güzelliği, iç güzellik gibi her şeyin kendine mahsus bir güzelliği vardır. Kainattaki bütün güzellikler de aynı ihsan ve ikramda olduğu gibi, Allah’ın sonsuz güzelliğinden gelen basit ve çok perdelerden geçmiş birer gölgeler hükmündedir. O zaman güzelliğin gerçek kaynağı olan Allah'tır. O'nun basit ve çok perdelerden geçmiş güzelliklerini sevmek ve ona ilgi duymak ve asıl kaynağı unutmak, akıl karı değildir.

İşte biz, yine sağlam ve tahkiki bir iman ile kainattaki bütün cemal ve güzelliklerin, Allah’tan geldiğini görebilirsek, o zaman sebeplere dağılmış olan muhabbetimiz, Allah’ta toplanabilir.

Kemal: Kusursuz ve mükemmel demektir. İnsanın kalbi kusursuz ve mükemmel olan bir şeyi dolaysız olarak, direkt sever ve muhabbet  eder. Kainattaki bütün mükemmellikler, Allah’ın mutlak ve sonsuz mükemmelliğinden süzülüp gelen basit bir tecellidir. Basit bir kemal kalbimizi coşturup sevgi seline çeviriyor ise; kemalin ve mükemmelliğin kaynağı olan Allah, kalbimizi parça parça etmesi gerekmez mi? Demek etmiyor ise; bakışımızda ve imanımızda bir kuvvetsizlik ve arıza var demektir.

İşte yine sağlam ve tahkiki bir iman ile kainattaki bütün kemal ve mükemmelliklerin Allah’tan geldiğini görebilirsek, o zaman sebeplere dağılmış olan muhabbetimiz ve coşkumuz Allah’ta toplanabilir.

Hülasa olarak; muhabbet-i İlahi ancak sağlam bir Marifet-i İlahi ile mümkündür. Bu zamanda sağlam ve tahkiki marifet derslerini, Risale-i Nurlar veriyor. Dört elimizle Risale-i Nurlara sarılmamız gerekiyor vesselam...

İlgili konuyu Risalelerden okumak için tıklayınız:

Sözler, Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...