Block title
Block content

"Bizler, donanma elektrik lâmbaları gibi, O'nun kemâl-i Rubûbiyyetini gösteren nuranî şahitleriz. Ve saltanat-ı Rubûbiyyetini ilân eden ışıklı bürhanlarız." cümlesini devamıyla açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Cenab-ı Hakk'ın daire-i saltanatı içerisinde, bütün âlemler mevcuttur.

Ulvi dediğimiz cennet  veya berzah aleminin cennet misal ulvi alemleri veya süfli denilen cehennem ve berzahın kafirler için olan cehennem misal alemleri ve daha bunlar gibi sayısız alemler mevcuttur. Hatta elmastan yıldızlar oluğu gibi her şeyi yutan kara delikleri asrımızın bilim adamları tesbit etmiş.

Üstadımız  cümlenin devamında;

"- Evet herbirimiz kudret-i Vâhid-i Ehad’in birer mu’cizesi,
- şecere-i hilkatin birer muntazam meyvesi
- vahdaniyetin birer münevver bürhanı
- melaikelerin birer menzili,-birer tayyaresi,-birer mescidi
- avalim-i ulviyenin birer lâmbası,
- birer güneşi
- saltanat-ı rububiyetin birer şahidi
- feza-yı âlemin birer zîneti,
- birer kasrı,
- birer çiçeği
- sema denizinin birer nurani balığı
- gökyüzünün birer güzel gözü..."
(1)

ifadeleri ile ulvi ve uhrevi  ve berzahi ve dünyevi alemlere baktıklarını ve orada nurani vazifeler gördüklerini ve o alemlere elip giden meleklere binek olduklarını anlıyoruz.

Yine aynı sahifedeki;

"O müddeînin yüzüne recm-i şeytan gibi, bir yıldız öyle bir tokat vurur ki, yıldızlardan tâ cehennemin dibine onu atar. Ve beraberinde olan tabiatı  evham derelerine ve tesadüfü adem kuyusuna ve şerikleri, imtina’ ve muhaliyet zulümatına ve din aleyhindeki felsefeyi, esfel-i safilînin dibine atar."

cümlelerinden de bir kısım yıldızlarında, o gibi inkâr ehillerinin cezalandırıldığı süfli ve berzahi olan alemlere bakıp oralarda vazifler gördüğünü anlıyoruz.

(1) bk. Sözler, Otuz İkinci Söz Birinci Mevkıf.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...