Block title
Block content

"Bizler kendi ubudiyetimiz ve bu nâkıs hizmetimizle bize delil bir mürşid ve bir şefî olmadıkça saadet-i ebediyeye vâsıl olmak ne kadar uzak. Heyhat! Hayat-ı dünyeviye dümdüz değil. Hissiyat-ı beşeriye tebeddüle pek müstaid." İzah eder misiniz?

 
Soru Detayı:

Bizler kendi ubudiyetimiz ve bu nâkıs hizmetimizle bize delil bir mürşid ve bir şefî olmadıkça saadet-i ebediyeye vâsıl olmak ne kadar uzak. Heyhat! Hayat-ı dünyeviye dümdüz değil. Hissiyat-ı beşeriye tebeddüle pek müstaid. Burayı tam olarak anlayamadım yardımcı olabilirmisiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bizler kendi ubudiyetimiz ve bu nâkıs hizmetimizle bize delil, bir mürşid ve bir şefî olmadıkça saadet-i ebediyeye vasıl olmak ne kadar uzak! Heyhât, hayat-ı dünyeviye düm düz değil. Hissiyat-ı beşeriye tebeddüle pek müstaid."(1)

Bu paragrafta Allah’ın rahmeti, Peygamber Efendimiz (asm)'in şefaati ve Risale-i Nur'un himmeti olmadan, bizim kendi eksik ve kusurlu amellerimizle kurtulmamız ve ahireti kazanmamız mümkün değildir deniliyor.

Dünya hayatı öyle dümdüz değil, inişli çıkışlı, eğri büğrü bir yapıya sahiptir. Bir bakmışsın ibadet ve takva ehlisin bir de bakmışsın nefsin elinde oyuncak olmuşsun. İnsan hissiyatı çok değişken ve kararsızdır; bu sebepledir ki insan dünya hayatında her daim büyük bir risk içindedir.

İnsan kendine ve ameline değil, dinine ve Üstad'ına güvenmelidir.

(1) bk. Barla Lahikası, (193. Mektup: Zekai'nin Fıkrasıdır)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...