Block title
Block content

"Böyle küçük meseleler için kıymettar vaktimi sarf etmektense, o çok kıymetli vaktimi zikir ve fikir gibi kıymettar şeylere sarf edeceğim..." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

" 'Böyle küçük meseleler için kıymettar vaktimi sarf etmektense, o çok kıymetli vaktimi zikir ve fikir gibi kıymettar şeylere sarf edeceğim.' deyip çekilerek ittifakı zayıflaştırmayınız. Çünkü bu mânevî cihadda küçük mesele zannettiğiniz, çok büyük olabilir." (1)

Dünya ve içindekiler, dine ve ahirete birer alet, bir vesile, birer sebeptirler. Bu yüzden "ben ahiretime çalışacağım" diyerek, dünyayı bütün bütün terk etmek caiz değildir. Yani dünya gelip geçici diye, dünyaya tamamı ile sırt çevirip sadece ibadet ve zikre yönelmek ve dünyanın dine hizmet eden yönlerinden faydalanmamak doğru bir yaklaşım değildir.

Müslümanların bu yanlış züht ve takva anlayışı; dünya nimetlerini kâfirlerin eline bırakıyor. Onlar da bu nimetler ile Müslümanlara üstünlük kuruyorlar. Top onlarda, tüfek onlarda, uçak onlarda, gemi onlarda, tren onlarda olunca, Müslümanlar kâfirler karşısında ezim ezim eziliyorlar, hatta dinlerini de yaşayamaz hale geliyorlar.

Bu yüzden her Müslümanın şahsi ibadetinin yanında, bir de sosyal vazifesi bulunuyor. Ben bir mağaraya ya da bir köşeye çekilip sadece "Böyle küçük meseleler için kıymettar vaktimi sarf etmektense, o çok kıymetli vaktimi zikir ve fikir gibi kıymettar şeylere sarf edeceğim." diyemezsin. Dersen beş milyonluk İsrail elinde oyuncak olur, sonra da sapan taşları ile tank kovalarsın.

Müslümanın dünyayı da elinde bulundurması gerekiyor. Çünkü adalet, ibadet ve izzet dünya gücü ile tatbik edilebiliyor. Mesela, askeri ve siyasi gücü olmayan bir yapının, adaleti tesis etmesi mümkün değildir. Askeri ve siyasi güç, adaletin abdesti gibidir, abdestsiz namaz olmadığı gibi, askeri ve siyasi güç olmadan da adalet olamaz.

Devlet kademeleri yıllardır din düşmanlarının elinde, Müslümanlara eziyet etme aracı olarak kullanıldı. Dindar bir Müslüman general olamadı, komiser olamadı, iktisatçı olamadı, bakan olamadı, olan tek tükler de zayıf ve etkisiz kaldı. Öyle ise bütün Müslümanlar ibadet dünyası ile maddi dünyası arasında bir uyum ve ahenk kurmaları gerekiyor, birisini diğerini yok edecek bir dengesizliğe düşürmemesi gerekiyor. 

Sosyal ve dindar bir Müslüman, asosyal bir abidden daha makbuldür. Mağara evliyası olmaktansa, halk evliyası olmak lazım...

(1) bk. Lem'a'lar, Yirminci Lem'a, Altıncı Sebep.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Altıncı Sebep | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1469 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

cemdemir
Çok tatmin edici bir cevap olmuş. Sizi tebrik ediyorum.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...