Block title
Block content

Bu gaflet zamanında musibetlerden hastalığın hükmü nasıl değişmiştir? Üstad değiştiğini ifade etmektedir.

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Çekilen sıkıntı ve musibetler, mümin için manevi bir kazanç ve bir ibadettir. Tek şart isyan etmeden, sabır göstermektir. Hatta bu gaflet zamanında hastalık ve musibetler müspet ibadetlerin yerini almıştır diyebiliriz. Zira zaafı imandan, çok kimseler müspet ibadetleri yapamıyorlar. Allah da ekser müminlerin bu kusurlarını musibet ve hastalıklarla kapatıyor. Öyle ise bu zamanda çekilen sıkıntı ve musibetlerin aleyhinde olmamak gerekir.

Hastalık insanın dünyevî, fâni, kısacık hayatına bir zahmet veriyor, fakat insanın ebedî hayatına faydası dokunuyor. Yukarıda izah ettiğimiz gibi musibet ve hastalıklar bir tür ibadet hükmüne geçiyor.

Hastalık ve musibetler hakkında bir çok hadis rivayet edilmiştir. Bunlardan bir kısmını şöylece zikredebiliriz: Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Bir kul, salih amel işlerken araya bir hastalık veya sefer girerek ameline mani olsa, Allah ona sıhhati yerinde ve mukim iken yapmakta olduğu salih amelin sevabını aynen yazar."(1)

Ebu Hureyre ve Ebu Said (r.a) gibi sahabelerin anlattıklarına göre, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurmuştur:

"Mü'min kişiye bir ağrı, bir yorgunluk, bir hastalık bir üzüntü hatta bir ufak tasa isabet edecek olsa, Allah onun sebebiyle mü'minin günahından bir kısmını mağfiret buyurur."(2)

Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir hummalıyı ziyaret etmişti. Hastaya:

"Müjde! Zira Allah Teâla Hazretleri diyor ki: 'Humma benim ateşimdir, ben onu mü'min kuluma musallat ederim, ta ki, ateşten tadacağı nasibi(ni dünyada tadmış) olsun.'" (3).

Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Allah bir kuluna hayır murad etti mi, onun cezasını tacil edip dünyada verir; bir kulu hakkında da kötülük murad etti mi onun günahlarını tutar, kıyamet günü cezasını verir."(4)

Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Mükâfaatın büyüklüğü belânın büyüklüğü ile (orantılıdır). Allah bir cemaati sevdi mi onları musibete müptela eder. Kim bundan razı olursa, Allah da ondan razı olur, kim de razı olmazsa Allah da ondan razı olmaz."(5)

Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Kıyamet günü, afiyet ehli kimseler, bela ehline sevapları verilince, dünyada iken derilerinin makaslarla kazınmış olmasını temenni edecekler."(6)

Dipnotlar:

(1) bk. Buhari, Cihad 134; Ebu Davud, Cenaiz 2, (3091).
(2) bk. Buhari, Marda 1; Müslim, Birr 52, (2573); Tirmizi, Cenaiz 1, (966).
(3) bk. Ahmed İbnu Hanbel'in Müsned'inde mevcuttur: 2, 440.
(4) bk. Tirmizi, Zühd 56, (2396).
(5) bk. Tirmizi, Zühd 56, (2396).
(6) bk. Tirmizi, Zühd 58, (2402).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Beşinci Nükte | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4172 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...