"Bu lem’a-i i’câziyede, baştaki مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ da, hem مِنْ, hem شَرِّ kelimeleri hesaba girmesi ve âhirde وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ yalnız شَرِّ kelimesi girmesi وَمِنْ girmemesi ve..." Devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bu lem’a-i i’câziyede, baştaki مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ da, hem مِنْ, hem شَرِّ kelimeleri hesaba girmesi ve âhirde وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ yalnız شَرِّ kelimesi girmesi وَمِنْ girmemesi ve وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِى الْعُقَدِ ikisi de hesap edilmemesi gayet ince ve lâtif bir münasebete ima ve remz içindir. Çünkü, halklarda şerden başka hayırlar da var."

"Hem bütün şer herkese gelmez. Buna remzen, bazıyeti ifade eden مِنْ ve شَرِّ girmişler. Hâsid hased ettiği zaman bütün şerdir. Bazıyete lüzum yoktur. Ve اَلنَّفَّاثَاتِ فِى الْعُقَدِ remziyle, kendi menfaatleri için küre i arza ateş atan üfleyicilerin ve sihirbaz o diplomatların tahribata ait bütün işleri ayn-i şerdir diye, daha شَرِّ kelimesine lüzum kalmadı."(1)

Üstad Bediüzzaman'ın anlatmak istediği husus şudur:

- Bu surenin ilgili ayetlerinden, ebced ve cifir hesabıyla farklı tarihlerle farklı olayların tarihine işaretler çıkarılmıştır.

Bu farklı tarihler, “şer” kelimesinin geçtiği üç ayetin harfleri hesap edilirken, bunlardan ilk ayette “min ve şer” kelimeleri hesap edilmiştir. “Şer” kelimesini barındıran ikinci ayette ne “şer”, ne de “min” kelimesi hesaba katılmıştır. Üçüncü ayet olan son ayette ise, “şer” kelimesi sayılmış fakat “min” edatı sayılmamıştır.

Bu farklı hesaplamanın hikmeti ise şöyle açıklanmıştır:

a) “Çünkü, halklarda şerden başka hayırlar da var. Hem bütün şer herkese gelmez. Buna remzen, bazıyeti ifade eden مِنْ ve شَرِّ girmişler.” Yani Allah’ın yarattığı halk/mahluklarda şerrin yanında hayırlar da vardır. Bunu göstermek için “şer” ile birlikte bazıyeti (bir kısmını / bütünün bir parçasını) gösteren “min” edatı hesaba katılmıştır. Böylece ayetin manası: “Bazı halklarda var olan bir takım şerlerden Allah’a sığınırım” şeklindedir.

b) Son ayette yer alan konu hasetçilerin hasedidir. Hased parçalanmaz, bir bütün hâlinde karşıya yansır. Bunun için bütünün bir kısmını ifade eden “min” hesaba katılmamıştır. Üstad'ın “Hâsid hased ettiği zaman bütün şerdir. Bazıyete lüzum yoktur.” şeklindeki ifadesi bunu anlatmaktadır.

c) Bu üç ayetten ikincisinde; sihir türü büyüleyici sözleriyle karşıdaki insanları büyüleyen bu asrın siyasileri ve diplomatlarının şerrinden söz edilmiştir. Bu sözlü sihirbazlığın ve üfürücülüğün hepsi şerdir. Onun için burada ne “şer” kelimesi, ne de baziyeti/bölümü, parçayı ifade eden “min” hesaba katılmamıştır. Üstad, bu gerçeği seslendirmek için “Ve اَلنَّفَّاثَاتِ فِى الْعُقَدِ remziyle, kendi menfaatleri için küre-i arza ateş atan üfleyicilerin ve sihirbaz o diplomatların tahribata ait bütün işleri ayn-ı şerdir diye, daha شَرِّ kelimesine lüzum kalmadı.” ifadesini kullanmıştır.

(1) bk. Şualar, On Birinci Şua, On Birinci Mesele, Hatime.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Dilşat

Küre-i arza ateş atan üfleyiciler kimlerdir, biraz daha açar mısınız?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Dünyaya ateş atan üfleyiciler Birinci ve İkinci dünya savaşlarını çıkaran ecnebî gaddarlardır. Hitler, Mussolini, Stalin gibi zalim diktatörler dünyaya ateş atan üfleyicilerin başında geliyor. Bu hususa Üstadımız şu paragraf ile işaret etmektedir:

“Bu umumî harpleri yapan ecnebî gaddarların, hırs ve hasetle bizdeki Hürriyet inkılâbının Kur’ân lehindeki neticelerini bozmak fikriyle tebeddül-ü saltanat ve Balkan ve İtalyan harpleri ve Birinci Harb-i Umumînin patlamasıyla maddî ve mânevî şerlerini, siyasî diplomatların, radyo diliyle herkesin kafalarına sihirbaz ve zehirli üflemeleriyle ve mukadderat-ı beşerin düğme ve ukdelerine gizli plânlarını telkin etmeleriyle bin senelik medeniyet terakkiyatını vahşiyâne mahveden şerlerin vücuda gelmeye hazırlanmaları tarihine tevâfuk ederek “En-neffâsâti fi’l-ukad”in tam mânasına tetâbuk eder.”

Birinci dünya savaşı hırs ve hasetle bizdeki Hürriyet inkılâbının Kur’ân lehindeki neticelerini bozmak fikriyle çıkarılmış ve alem-i İslam’ın yeniden ihya olması engellenmiştir. Kısaca birinci dünya savaşı İslam ve Osmanlıyı imha için çıkarılmıştır.

Özellikle siyasî diplomatlar, medya diliyle herkesin kafalarına sihirbaz ve zehirli üflemeleriyle ve insanlığın geleceğinin düğme ve ukdelerine gizli plânlarını telkin ederek insanlığın bin senelik medeniyet gelişimini vahşice mahvettiler.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Dilşat

Allah razi olsun 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...