Block title
Block content

"Bu meratibin herbirinin birer derecesi, birer kıymeti, birer makamı vardır; temyiz lâzımdır. Lâkin tezahum yoktur. Fakat iştibak iştibahı intaç eder." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hadis-i şerifte varid olduğu gibi, her âyetin birer zâhir ve bâtın ve her zâhir ve bâtının birer had ve muttalaı ve her had ve muttalaın çok şücun ve gusunu vardır. Ulûm-u İslâmiye buna şahittir. Bu meratibin herbirinin birer derecesi, birer kıymeti, birer makamı vardır; temyiz lâzımdır. Lâkin tezahum yoktur. Fakat iştibak iştibahı intaç eder. Nasıl daire-i esbab daire-i akaide karıştırılsa, ya tevekkül namıyla bir betalet veya müraât-ı esbab namıyla bir i'tizali intaç eder. Öyle de, devair ve meratip tefrik olunmazsa, böyle neticeleri verir."(1) 

Ayetin zahiri manası, herkesçe bilinen ve kabul edilen manasıdır ki, bunu inkar eden küfre girer. Kur’an’ın ekserisi zahiri ve muhkem manalardan oluşuyor.

Ayetin zahiri manasının yanında bir de remzi ve işari manaları vardır ki buna batini mana denir. Batıni manalar ancak ilimde ileri seviyede olanların anlayabildiği ince ve latif manalardır ki, bu manaları inkar etmek küfür olmaz. Yani zahiri mana ile batini mananın derece ve makamları iştibak (karıştırılmamalıdır) edilmemelidir.

Ayetin batini manalarının kendi içinde de çok dal ve budakları bulunuyor. Bazen bu manaların birisi dal gibi zahir ve açıkken bir diğeri budak ve yaprak gibi latif ve hafi olabiliyor. Ayete ait bu muhtelif manaların dereceleri, hükümleri ve makamları birbirinden çok farklı ve değişiktir.

Bu hüküm ve makamları karıştıran cahil zevat, insanları şüphe ve inkara sevk ediyor. Mesela "namaz kılın" emri ayette  zahir ve muhkem iken, batini bir mana verip "kılınmasa da olur" diyen Hurufiler, insanları dalalete sevk ediyor. Diğer taraftan bir alimin bir ayetten anladığı işari bir  manayı taassup ile zahir ve muhkem belleyip, onu kabul etmeyenleri inkar ile itham etmek de ayrı bir iştibak (karıştırma) ve iştibah (şüpheye düşürme) örneğidir.

Bir ayet üstünde, hem zahir hem batın hem dal hem budak hem yaprak hem çiçek gibi manalar ayrı ayrı bulunabilir. Bu muhtelif manaların aynı ayet üstünde birleşmeleri tezahumü (sıkışmayı) gerektirmiyor.  Zaten ayeti mucizevi kılan da bu muhtelif manaları bir zemin üstünde birleştirmesi, hepsine ayrı bir işaret koyabilmesidir.

Maalesef tarihte ayetin Zahiriyyuncular batini manalarını Batinuyyuncularda zahiri manalarını inkar etmişler ya da hevalarına göre yorumlamışlardır.

(1) bk. Muhakemat, Birinci Makale (Unsuru'l-Hakikat)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Makale, Onuncu Mukaddeme | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1539 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...