Block title
Block content

"Bu seyahat-i cüz'iyede bir seyr-i umumî, bir urûc-u küllî var ki..." ve "İşte, çendan o bir abddir ve o seyahat bir mirac-ı cüz'îdir..." ifadelerinde Miraç küçük bir seyahat gibi anlaşılıyor, hikmeti nedir? Seyahat-ı külli ne olabilir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Buradaki cüzi ifadesi; önem açısından değil, bireysellik açısından değerlendiriliyor. Yani mirac zahirde Hazreti Peygamberimiz (asm)'in ferdi bir seyahati gibi dururken, hakikatte bütün insanlara çığır ve yol açan külli bir seyahattir.

Hazreti Peygamberimiz (asm)'in miracı ferdi ve cüzi bir seyahat iken, bütün müminlerin namaz miracı ile o yolda yürümesi külli ve umumi bir miraçtır. Her müminin kendi alemindeki seyahati de cüzi ve ferdidir; ama birleşince külli ve umumi oluyorlar.

Hazreti Peygamber Efendimiz (asm)'in miracı bir yönü ile ferdi ve cüzi de olsa, ilk olma, çığır açma ve keyfiyet noktasından küllilerin en küllisidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

fakirullah
Ve âlemin bir nevi manevî çekirdeği ve cem'iyetli meyvesi olan insanı halk edip bütün esma-i İlahiyeye mazhar ve âyine ve bütün kâinatla alâkadar ve zeminin halifesi yapan zâtın, elbette ve elbette öyle bir kudreti var ki, koca kâinatı insan icadının kolaylığı ve sühuleti derecesinde halkedip tanzim eder. Şualar ( 664 ) İşte aklın varsa anlarsın ki; bir şeyi meselâ bal arısını, ekser eşyaya bir nevi fihriste yapmak; bir şeyde meselâ insanda, şu kitab-ı kâinatın hemen bütün mesailini yazmak; bir şeyde, meselâ küçücük incir çekirdeğinde, koca incir ağacının proğramını ve kalb-i beşerde, şu âlem-i kebirin bir nevi proğramını ve kuvve-i hâfızada, hâdisat-ı kevniyenin mufassal fihristesini dercetmek, elbette Hâlık-ı Külli Şey'e has ve bu kâinatın Rabbine mahsus bir hâtemdir. Nur'un İlk Kapısı ( 109 - 110 ) O zîhayat, meselâ şu insan, âdeta kâinatın bir misal-i musaggarı, şecere-i hilkatin bir semeresi ve şu âlemin bir çekirdeği gibi ki, enva'-ı âlemin ekser nümunelerini câmi'dir. Sözler ( 295 ) Şu şecere-i kâinatın semeresi olan beşer; kâinatın vücudundan ve icadından maksud odur ve icad-ı mevcudatın gayesi de odur. Ve o meyvenin çekirdeği olan insanın kalbi dahi, Sâni'-i Kâinat'ın en münevver ve en câmi' bir âyinesidir. Sözler ( 614 ) Cenab-ı Hak insanı kâinata câmi' bir nüsha ve onsekiz bin âlemi hâvi şu büyük âlemin kitabına bir fihrist olarak yaratmıştır. Ve esma-i hüsnadan herbirisinin tecelligâhı olan herbir âlemden bir örnek, bir nümune, insanın cevherinde vedîa bırakmıştır. İşarat-ül İ'caz ( 17 ) gibi külliyatta geçen çok yerler "insan kainatın manen ve maddeten çekirdeği" olduğunu izah eder. Resul-i Ekrem(ASM) Efendimiz kendi mahiyetinde yaptığı seyr ü suluku ile mahiyetindeki bu camiiyeti, mahiyetindeki numuneciklerin geldiği alemleri, kendisinin ehadiyet sırrıyla alemin çekirdeği olduğunu fark etmiştir. Cenabı Hak her insan kulunu da aynı mahiyette halk ettiğinden kendi fıtratımızın camiiyetini fark etmek ve bununla Rabbimizi tanımakla emrolunmuşuz. Bunu nasıl yapabileceğimizi -kendi mahiyetinde bu sırrı çözmeye muvaffak olan- Rasul-i Ekrem(ASM) Efendimiz’den öğreniyoruz. Yani O(ASM) kulluğuyla Mirac’a çıkmış, sırrı çözmüş, nasıl çözüleceğini de Risaletiyle, peygamberliğiyle bize talim etmiştir. Ubudiyetiyle Mirac’a çıkmış Risaletiyle Mirac’dan dönmüştür. Şimdi bize düşen O’nun(ASM) sünnetine “hakiki ittiba” ile kendi mahiyetimizdeki bu camiiyeti, açılan alemleri, o alemlere tecelli eden esmaları, sıfatları yakin ile görüp onlarla Rabbimizi tanımaktır. İşte insanın kendi mahiyetinde yaptığı seyahat gayet cüz’i ve sırf şahsına bakar gibi gözükürken aslında bütün alemlere, esmalara şuur kazanmaya ve ayine olmaya vesile olduğundan külli bir seyahattir ve Cenabı Hak nazarında kıymeti bu sırr-ı camiiyeti idrakimiz nisbetindedir. Yoksa kozmoğrafya fenniyle uzayın nihayetine aklen seyahat eden bir insanın “yumurtayı tavuğun yapamayacağını” düşünemeyecek kadar maddede saplanması hakiki anlamda bir seyahata muvaffak olunamadığını gösterir. Aklın nuru kalpten gelmezse muzlimdir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Adem68474

O küçük cüzi seyahati hem külli, hem mahşeri acaib bir seyahatin anahtarı hükmünde gösteriyor...burada geçen küçük seyahat neyi ifade ediyor?küçük ile cüzi burada aynı manadamı kullanılmış 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Peygamber Efendimizin Miraç hadisesi insanlığın Allah ile muhatap olma manasının somut ve küçük bir temsilcisi oluyor. Yani Miraç Allah ile insan iletişimini ve ilişkisini temsil eden cüzi bir örnek olmuş oluyor. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...