Block title
Block content

"Bu sırra binaen, benim gibi bir neferin, ağırlaşmış müşiriyet makamında ancak bir dümdarlık vazifesi var." İzah eder misiniz; “ağırlaşmış müşiriyet makamı” ile anlatılmak istenen mana nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ağırlaşmış müşiriyet makamı" ifadesiyle şunlar düşünülebilir:

1. İnsanların vaziyeti itibariyle cehaleti,
2. Asr-ı saadet'ten uzaklaşma nisbetinde manen pörsüme,
3. Küfrün fenden ve bilimden gelmesinin ciddiyeti ve dehşeti,
4. İstinad kalelerinin yıkılması ile İslamiyet'in korumasız kalması,
5. Mürşitlerin ve ehl-i ilmin mevcudiyetinin ciddi manada azalması,
6. Ehl-i dalalet bütün imkanlarıyla İslam'ın ve dinin esaslarına saldırması,
7. Küfrün şahsı manevi ve fikri olarak tehacüm etmesi,
8. Asırların en tehlikeli fitnesi olan Süfyaniyet ve kadınların tahribatı,
9. Şeairlerin yıkılması,
10. Mücahede edecek insanların azlığı, zayıflığı ve kimsesizliği,
11. Hasımların gücü, çokluğu ve ittifakı...

Sıralayacağımız daha çok meseleler olabilir. Muazzez Üstadımız yalnız başına bütün bu tehlikelere ve fitnelere karşı durmaya çalışmış. Çok zor şartlarda Risaleleri telif etmiştir. Kendi ifadesiyle “Elleri bağlı zayıf ve hasta bir tek adama ordular taarruz ediyor.”(1)

Müşiriyet, mareşallık makamıdır. Üstad ise; vazifeli olma noktasında bu payesini hiçbir zaman öne çıkarmamış. Herkes onu zavallı, gariban bir nefer olarak bilmiş. Öylece seksen küsur sene sıkıntılı ve meşakkatli bir ömür geçirmiştir.

Ancak; nefer bilinen bu insan her asırdan daha ağır, daha müşkil ve daha zor şartlarda, yalnız başına manevi mücadelelere girmiş, biiznillah davasında muvaffak olmuş bir mareşaldır.

İşte ağır yük dediği; ahir zamanın dehşetli fitne ve fesadının içerisinde; bu davayı kırmadan, dökmeden götürmek ve muvaffak olmaktır. Ve ümmeti sahili selamete huzur ve sükün ile çıkarmaktır.

(1) bk. Şualar, Dördüncü Şua.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...