Block title
Block content

Bu zamanın bidatları nelerdir, en ehemmiyetli sünnetler hangileridir, en çok hangi sünnetlere bu zamanda ehemmiyet vermek gerek, Risale-i Nur perspektifinden cevaplar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bid'at, Peygamber Efendimiz (asm)'in sünnetini beğenmeyip, onun yerine başka bir yol başka bir tarz başka bir yaşam şekli ve alternatif bir çığır açmaktır ki bu hem sünnete hem de bir çok ayetin hükmüne aykırıdır.

O ayet ve hadislerden  bazıları şöyledir:

“Hiç şüphesiz Allah katında din İslâm’dır.”(Âl-i İmrân, 3/19)

“Bugün sizin için dininizi kemâle, üzerinizdeki nimetimi tamama erdirdim. Sizin için din olarak İslâm’dan razı oldum.”(Mâide, 5/3)

“Her kim din olarak İslâm’dan başkasını ararsa, ondan asla kabul edilmeyecek ve o, âhirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.”(Âl-i İmrân, 3/85)

"Her bid'at dalâlettir ve her dalâlet Cehennem ateşindedir." (1)

Sünnet, İslam dininin ikinci temel rüknü ve esası olmasından dolayı İslam kavramı içinde önemli bir yer tuttuğu için bu ayetlerin zımnındadır. Öyle ise bidate sapmak bu ayetlerin hükmüne aykırı hareket etmek anlamına da geliyor.

Bu zamanda Müslümanlar için en tehlikeli bidatleri birkaç madde halinde sıralayabiliriz:

Birincisi, Ehl-i sünnetin yolunu ve usulünü reddedip Müslümanları istikamet ipinden ayırmaktır. Ayet ve hadisleri en sağlıklı ve sağlam anlamanın yolu Ehl-i Sünnetin istikametli usulü ve çizgisidir. Bunun dışına çıkmak hem bidat hem de tehlikeli bir sapmadır. Bugün "Bize Kur'an yeter, sünnet ve icma bize gerekmez." diyenler bu kapsama girerler.

İkincisi, İslam aleyhine olan fikri ideoloji ve doktrinlere bilerek veya bilmeyerek taraftar olmaktır. Maalesef günümüzde bir çok Müslüman akımlar bu ideoloji ve doktrinlerin tesirinde ayet ve hadisleri yorumlamaya kalkışıyorlar ve Ehl-i sünnetin istikamet çizgisinden çıkıp ifrat ve tefrit akımların hakimiyetine teslim oluyorlar. İktisadi sınıflar noktasında bazıları komünizmin bazıları da kapitalizmin tesirinde kalarak ya servet düşmanlığı yapıyorlar ya da servetperestlik şekline giriyorlar.

Üçüncüsü, bazı din ve ideolojilerin vasıta ve ritüellerini İslam toplumuna angaje etmektir. Yılbaşı kutlamak, Latin harflerini Kur’an harflerinin yerine ikame etmek, moda altında dinimizin özü ve ruhu ile uyuşmayan bir takım kıyafetleri zorunlu bir şeymiş gibi dikte etmek, ayrıca şehvet ve çarpık cinsel dürtüleri tetiklemek için idol modeller türetmek, top modeller gibi bunların hepsi sinsi ve tehlikeli bidatler sınıfındandır. Halbuki bizim her alanda tek rehber ve modelimiz Allah Resulü (asm)'dır.

Dördüncüsü, doğrudan sünnetin keyfiyet ve kemiyetine müdahale edip şeklini ve asliyetini tahrif etmektir.  Sarığın yerine şapkanın konulması, ezanın Türkçe okunması, evliya kabrini ziyaret etmeyi hacca gitmeye mukabil tutmak,  türbelere ve kabirlere mum dikmek, ağaçlara ve türbe pencerelerine bez bağlamak, tuz serpmek ve benzer şeyler gibi batıl adetleri ibadet telakki etmektir.

Son olarak Risale-i Nur'dan bir paragraf ile bidat ve tehlikesine işaret edelim:

"Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş: كُلُّ بِدْعَةٍ ضَلاَلَةٌ وَكُلُّ ضَلاَلَةٍ فِى النَّارِ  Yani,  اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ  sırrıyla, kavaid-i Şeriat-ı Garrâ ve desâtir-i Sünnet-i Seniyye tamam ve kemâlini bulduktan sonra, yeni icadlarla o düsturları beğenmemek veyahut -hâşâ ve kellâ- nâkıs görmek hissini veren bid’aları icad etmek dalâlettir, ateştir."(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Müslim, Cum'a: 43; Ebû Dâvud, Sünnet: 5; Nesâî, Î'deyn: 22; İbn-i Mâce, Mukaddime: 6, 7; Dârimî, Mukaddime: 16, 23; Müsned, 3:310, 371, 4:126, 127.
(2) bk. Lem'alar, On Birinci Lem'a, Altıncı Nükte.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Altıncı Nükte | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 9697 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

serdar61

Bize sünnet ve icma gerekmez demek bidatin yanında aynı zamanda küfürdür değil mi?Çünkü mesela namaz ayetleri var onların nasıl kılınacağı bilmesi farz bunu da sünnetten öğrenirsin.buna göre bunlar kafir olmuyor mu?çünkü namaz dinin teferruatından da değildir.bilinmemesi özür olamaz.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

İslam’da sünnet/sahih hadis, teşriin ikinci kaynağıdır.

İslam alimlerine göre,

“Hayır, hayır! Senin Rabbin hakkı için, onlar aralarında ihtilâf ettikleri meselelerde seni hakem kılıp, sonra da verdiğin hükümden ötürü içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın sana tam bir teslimiyetle bağlanmadıkça, iman etmiş olmazlar.”(Nisa, 4/65),

“O kendi heva ve hevesiyle konuşmuyor. O, kendisine vahyedilen bir vahiyden başka bir şey değildir.”(Necm, 53/3-4)

mealindeki ayetler, sünnetin, teşriin ikinci kaynağı olduğunun delilidir.

Buna göre, Hz. Peygamber (asm)'in -fiilî, kavlî, takrirî- sünnetini bize ulaştıran sahih hadisleri inkâr etmek büyük bir dinî risk taşımaktadır. Hz. Peygamber'in sünnetinin teşri kaynağı olduğunu inkâr eden veya sahih bir hadisin Hz. Peygamber'in sözü olduğuna inandığı hâlde kabul etmeyen dinin dışına çıkmış olur. Bu husus âlimlerin ittifakla kabul ettiği bir konudur.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...