Bulunmak zorunda olduğumuz bazı ortamlarda siyasi mevzular cereyan ediyor. Çok karamsar tablolar çizilerek insanlar yanlış yönlendiriliyor. Bu durumlarda Nur talebeleri olarak tavrımız nasıl olmalıdır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Siyaset ve siyasetteki tarafgirlik damarı meleği şeytan, şeytanı melek suretinde gösterir. Siyasi tarafgirlik hakkaniyet ve adalet duygularını yerle bir eder. Kendi partisinde bulunan şeytan gibi bir adama sırf kendi safında diye "melek" der, karşı partide bulunan melek gibi bir adama da sırf karşı partide diye "şeytan" der. Siyasi tarafgirliğin insaf ve hakkaniyet ölçüsü bu kadar kokuşur ve haktan uzaklaşır.

Üstad Hazretleri bu hakikati kendi hayatında gördüğü bir misal ile örneklendiriyor ve tarafgirlik damarı ile yapılan siyasetin ne kadar çirkin ve uzak durulması gereken manevi bir hastalık olduğunu ilan ediyor. Günümüzde de bunun örneklerini bolca görmek mümkün.

Siyaset ve siyasetteki farklılıklar, hiçbir zaman hakkaniyeti ve adaleti törpülememelidir. Kendi siyasetine zıt bir adam da olsa onun müspet cihetlerini ve doğru yönlerini inkar etmemelidir. Yine kendi partisinden olan birisinin yanlış ve hatalarını, sırf kendi safında diye müdafaa edip savunmamalıdır. Bu ölçüler muhafaza edilebilirse, sırf hizmet ve millet için siyasete girilebilir ya da gerekli durumda izah edilebilir; yoksa gerisi Üstad Hazretlerinin işaret ettiği gibi şeytana maskara olmaktan başka bir şey değildir.

İnsaf ve vicdan sahibi birisi hata içinde ise ona ihtar ve ikaz etmekte bir sakınca olmaz, lakin laftan anlamayacak kadar mutaassıp ve cahil kimseler ile münakaşa etmek doğru olmaz. Muhatabın durumuna göre hareket etmek daha uygun olur kanaatindeyiz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...