Block title
Block content

"Bütün kâinatın ve bütün mevcudatın düstur-u hareketi olan iktisat ve nezafet ve adaleti yapmadığından,.. Neye dayanıyorsun ki, umum mevcudatı zulmünle, mizansızlığınla, israfınla, nezafetsizliğinle kızdırıyorsun?" İzahı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kainatı bir ağaca benzetecek olursak, insan bu ağacın meyvesi; kainatı bir fabrikaya benzetecek olursak, insan bu fabrikanın mahsulü gibidir. Yani kainat birer şuurlu ve hayatlı fertler gibi, topyekün insanlığın hizmetinde çalışıyor. 

Nasıl kainat insana hizmet etmek ile görevli ise, insan da ibadet ve iman ile mükelleftir. Şayet insan bu mükellefiyetini ifa edip yerine getirmez ise, bütün kainat fertlerinin hizmet ve hareketini boşa çıkarmış olur. Elbette kainat ve içindekiler, bu durumdan hazzetmezler, hak dava etmeye hak kazanırlar.

Elbette, Allah sonsuz rahmet ve adaletinin gereği olarak, kainatın bu davasına ve hiddetine ilgisiz kalmaz. İman ve ibadet vazifesini yerine getirmeyen fasık ve kafirlerden onların namına intikam alır. Onların haklarının gasp edilmesine göz yummayıp, onların da cezaya ortak olmalarına müsaade eder. Geçmiş kavimlerin helak olmasında, kainat ve içindeki unsurlar önemli bir aktör olmuşlardır. Karunu toprak yutmuş, firavunu deniz yutmuş, Lut kavmini ateş helak etmiş vesaire.

Demek kainat ve unsurlar da, şuurlu ve hayatlı gibi kızıp hiddete gelebiliyor. Belki onların hiddet ve kızgınlığını, onlara vekalet eden melekler temsil ettiği için, bir şuurlu gibi tasvir edilmiş. 

Yani her bir unsura vekalet eden melek, bir nevi o unsurun hayatı ve şuuru gibidir. Bizim bedenimize ruhumuz ve ona ait olan şuurumuz nasıl vekalet ediyor ise, aynı şekilde o unsurlar birer ceset, onlara vekalet eden melek de, onlara bir ruh ve şuurdur. Hiddet ve kızgınlık o meleklere ait bir vasıf olabilir. 

Lakin bu mana ile birlikte unsurların da mahiyetini bilemediğimiz bir hiddetleri ve kızmaları olabilir. Sonuçta insanın bedenindeki maddeler, bu unsurlardan süzülüp geliyor, bedenin nasıl öfke dili varsa, elbette o unsurların da bir öfke dili olabilir. Allah et parçasına tat alma, görme, işitme, koklama veriyor ise, o unsurlara da mahiyetini bilemediğimiz bir kızmak ve öfkelenmek verebilir, bu onun kudretine ağır gelmez.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...