"Bütün kâinatın ve bütün mevcudatın düstur-u hareketi olan iktisat ve nezafet ve adaleti yapmadığından,.. Neye dayanıyorsun ki, umum mevcudatı zulmünle, mizansızlığınla, israfınla, nezafetsizliğinle kızdırıyorsun?" İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bütün kâinat ve içindeki her varlık nasıl insana hizmet etmekle vazifeli ise, insan da ibadet ve iman ile mükelleftir. Şayet insan bu mükellefiyetini yerine getirmez ise, bütün kâinatın ve içindeki mahlûkatın hizmetlerini boşa çıkarmış olur. Elbette kâinat ve içindekiler, bu durumdan rahatsız olurlar. Geçmiş kavimlerin helak olmasında, kâinat ve içindeki unsurların mühim bir tesiri ve rolü vardır. Karun’u toprak yuttu, Firavun’u deniz boğdu, Lut kavmini ateş helak etti.

Demek kâinat ve unsurlar da şuurlu ve hayatlı gibi kızıp hiddete gelebiliyor. Belki onların hiddet ve kızgınlığını, onlara vekâlet eden melekler temsil ettiği için, bir şuurlu gibi tasvir edilmiş. Yani her bir unsura vekâlet eden melek, o unsurun ruhu, hayatı ve şuuru gibidir. Bizim bedenimize ruhumuz ve ona ait olan şuurumuz nasıl vekâlet ediyor ise, aynı şekilde o unsurlar birer ceset, onlara vekâlet eden melek de, onlara bir ruh ve şuurdur. Hiddet ve kızgınlık o meleklere ait bir vasıf olabilir.

Lakin bu mana ile birlikte unsurların da mahiyetini bilemediğimiz bir hiddetleri ve kızmaları olabilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...