"Bütün terakkiyat-ı maneviye-i beşeriyenin ve bütün istidadat-ı beşeriyenin inkişaf,.." İstidatlarımız inkişaf etmeseydi ne olurdu?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir çocuğun ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite safhalarını geçmeden ve tıp tahsili yapmadan doktorluk diplomasını alması mümkün değildir. Aynı şekilde insanın dünya fakültesini ve imtihanını geçmeden doğrudan cennete girmesi de aynı derecede hikmetsiz ve abesiyettir.

Yine bir çocuğun çıraklık ve kalfalık yapmadan doğrudan usta olması mümkün olmadığı gibi, insanın da dünya hayatında belli bir imtihan süzgecinden geçip fıtratında var olan kabiliyetlerini inkişaf ettirmeden, yani cennete layık bir kıymet almadan cennete girmesi mümkün değildir.

Allah, bizi bu dünyaya imtihan için getirmiş, birtakım sıkıntı ve belalar ile bizim istidat ve kabiliyetlerimizi inkişaf ettirip kemale erdirmek istiyor. Bize düşen bu sıkıntı ve belalara karşı sabır ile mukabele etmek, dünyanın geçici bir han ve imtihan yeri olduğunu bilmek ve saadet-i ebediyedeki mükâfatını düşünüp teselli bulmaktır.

"Bela", insanın manen tekemmül edip, kâmil bir insan olabilmesi için bir dokunuştur. Bela ve musibetler, günahlarımızı döker, âcizliğimizi idrak ettirir, kulun daha ziyade dua ve niyazda bulunmasına vesile olur. Bela ve musibet olmadan, insanın kâmil bir makama ve mevkiye varması kabil değildir.

Bir heykeltıraş, kaba saba bir taşı eline alır, onu çekiç veya bazı kesici aletlerle şekilden şekle sokar. Bazen kırar, bazen vurur, bazen ortadan yarar, bazen kaba yerlerini inceltir, bazen çıkıntılarını törpüler ve hakeza. Başlangıçta kaba saba bir taş iken, zorlu ve meşakkatli bir süreçten sonra paha biçilmez bir sanat haline gelir.

İşte insan da aynı bu madenler ve taşlar gibi, çok geniş ve mükemmel istidatlar ile dünyaya gelir; ama işlenmediği ve inkişaf etmediği için, hiçbir değer ve kıymet ifade etmez. Bu yüzden Allah, insandaki bu istidatları inkişaf ettirmek için, onu bazı bela ve musibetlerle imtihana tabi tutar, yontar, tasaffi eder ve kemale erdirir. Bu imtihan esnasında, insan bazı sıkıntı ve meşakkatler çeker, belalara maruz kalır ama netice itibari ile manen terakki eder, manevi derecesi yükselir, insan-ı kâmil olur ve cennete layık bir kıymet kazanır. Tıpkı kaba taşın, paha biçilmez bir şaheser olması gibi, insan da kâinata bir halife olur.

Hayat bir elek gibidir, sıkıntılar ile sallanır, kimileri isyan ile elenir, kimileri de kalburüstü makamlara çıkar.

Eleme olmaz ise, iyi ile kötü arasında bir fark kalmaz. Okullar, imtihanlar, çıraklık ve kalfalık gibi merhaleler bunun içindir...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...