Block title
Block content

"...bütün zîhayat ve büyük ve küllî mevcudat, ne derece ulvî ve küllî esmâyı okutuyor, kıyas edebilirsin..." Cenab-ı Hakk'a karşı pencereler hükmünde çok vecihlerin olduğu temsili izah eder misiniz? Bir de arkasındaki yedi sahifeyi açıklayabilir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte, yalnız bir güzel çiçek ve hasnâ bir insan ve yalnız maddî ve zâhir suretinde bu kadar esmâyı gösterirse, acaba umum çiçekler ve bütün zîhayat ve büyük ve küllî mevcudat, ne derece ulvî ve küllî esmâyı okutuyor, kıyas edebilirsin."(1)

Buradaki güzel bir çiçek ve güzel bir kadın sureti temsilinde, Allah’ın isimlerinin ne şekilde ve nasıl tecelli ettiği izah ediliyor. Her bir ismin numune ve model ittihaz edilen çiçek ve kadın üstündeki tecellisini nasıl okuyabiliriz, bunun ilmi ve teknik yönleri talim ettiriliyor.

"Birinci sayfa: Umumî şekil ve miktarını gösteren heyettir ki, yâ Musavvir yâ MukaddirMunazzım isimlerini yad eder."

Mesela bir çiçek ya da güzel bir hasnanın yaratılması safhasında ilk göze çarpan sayfa onların genel hatlarının belirlendiği ve çizildiği sayfadır ki bu sayfada Allah’ın Musavvir ve Mukaddir isimleri tecelli edip kendini gösteriyor.

Musavvir bir şeyi genel hatları ve görünümü bakımından çizmek ve şekil vermek demektir. Mukaddir ismi ise yapılacak sanat ve eserin en nihayetine kadar olan kısımları takdir ve tayin etmesidir. Mesela çiçek şu boyda şu ende şu kalınlıkta şu renkte olacak diye önceden genel hatlarının tespit ve tayin edilmesidir.

"İkinci sayfa: Suretlerinde ayrı ayrı âzâların inkişafıyla hasıl olan çiçek ve insanın basit heyetidir ki, o sayfada Alîm, Hakîm isimleri gibi çok isimler yazılıyor."

Çiçek ve kadının yaratılmasındaki ikinci sayfada ise o genel hatlara takılacak gaye ve hikmetlerin tespit ve tayin edildiği, Alim ve hakim ismi galiptir. Mesela göz bir azadır, onun hikmet ve gayesi ise görmektir; işte görme işini planlayıp tasarlayan Allah’ın Alim ve Hakim ismidir. Alim ismi burada sonsuz ilmi ile her şeyi plan ve program dahilinde olmasını temin eder; Hakim ismi ise o aza ve cihazlara bir hikmet ve gaye takar. Göze görmek hikmetini kulağa işitmek hikmetini dile tatmak hikmetini takması gibi.

"Üçüncü sayfa: O iki mahlûkun ayrı ayrı âzâlarına ayrı ayrı hüsün ve ziynet vermekle, o sayfada Sâni ve Bâri' isimleri gibi çok isimler yazılıyor."

Üçüncü sayfada ise, o genel hatların ve şekillerin ve sonra onlara takılan hikmet ve gayelerin estetik ve sanatsal yöne çevrilmesi yapılıyor. Yani Allah’ın Sani ve Bari isimleri o çiçek ve kadın suretine estetik ve sanatsal değerler takıyor. Her bir aza ve duyguya ayrı bir hüsün ve güzellik veriliyor.

"Dördüncü sayfa: Öyle bir ziynet ve hüsün, o iki masnua veriliyor ki, güya lütuf ve kerem tecessüm etmiş, onlar olmuş. O sayfa yâ Lâtif Kerîm gibi çok isimleri yad eder, okur."

Dördüncü sayfada ise, o güzelleştirilen ve estetik değer katılan aza ve cihazlara özel ikram ve ihsanlarda bulunuluyor ki burada devreye Allah’ın Latif ve Kerim isimleri giriyor. Yani Allah’ın Latif ve Kerim isimleri her bir azaya ve duyguya ayrı bir ikram ve lütufta bulunuyor. Bütün kainatı renklerle bezeyerek göze sofra yapıyor. Tatlı sesleri icat ederek kulağa lütufta bulunuyor vesaire.

"Beşinci sayfa: O çiçeğe leziz meyveler, o hasnâya sevimli evlâtlar, güzel ahlâklar takmakla, o sayfa yâ Vedûd yâ Rahîm Mün'im gibi isimleri okutturuyor."

Beşinci sayfada ise, o çiçeğe lezzetli meyveler o güzel hanıma sevimli evlatları ihsan ve ikram ederek Allah kendini Vedud, Rahim ve Mün’im isimleri ile sevdirmek istiyor. İnsanı köle ve aşık yapan şey iyilikler ve ihsanlardır. Allah’ta bu isimlerin tecellileri ile kendini bize sevdirmek aşık ettirmek istiyor. 

"Altıncı sayfa: O in'am ve ihsan sayfasında yâ Rahmân yâ Hannân gibi isimler okunuyor."

Altıncı sayfada ise, sevdirmenin ve aşık ettirmenin de ötesi olan mahlukatına şefkatini ve merhametini gösteriyor. Allah, Rahman ve Hannan isimleri ile mahlukatına ne kadar şefkatli ve merhametli olduğunu ilan ediyor.

"Yedinci sayfa: O nimetlerde, o neticelerde öyle lemeât-ı hüsün ve cemal görünüyor ki, hakikî bir şevk ve şefkatle yoğrulmuş halis bir şükür ve sâfi bir muhabbete lâyık olur. O sayfada yâ Cemîl-i Zülkemal Kâmil-i Zülcemal isimleri yazılı okunuyor."(2)

Yedinci sayfada ise, artık izhar ve ilan âdeta somut ve müşahhas bir hal alıp, insanı halis bir şükre hakiki bir şevke götürüyor. İnsanların Allah’a olan iştiyak ve aşkı mücessem bir hale gelip kulluk kıvamına geliyor. Yani eser ve sanat üstünde artık Allah’ın isimleri mücessem bir hâle giriyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf.

(2) bk. a.g.e.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...