Block title
Block content

"Büyük bir velînin namazı gibi şu nurdan bir hissesi var, şu hakikatten bir sırrı vardır, velev şuurun taallûk etmezse. Fakat derecâta göre inkişaf ve tenevvürü ayrı ayrıdır." cümlelerini nasıl anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İncir ağacı, ince ve latif hatlarla incir çekirdeğinde mevcuttur. İncir ağacı, incir çekirdeğinin tekemmül edip geliştiği son halidir, yani çekirdeğin ağaç olmuş halidir. Şimdi incirin çekirdeği de incirdir, ağaç olmuş hali de incirdir. İncir olma noktasında ikisi de eşittir, lakin aralarında gelişmişlik ve kemalat farkı vardır. 

İşte avamın namazı incir çekirdeği iken, veli bir zatın namazı ağaç haline gelmiş bir incir ağacı şeklindedir. Aslında incir ağacında ne varsa, programı olan incir çekirdeğinde de aynısı mevcuttur. Lakin incir çekirdeğindeki o program, ince ve latif bir hat ile yazıldığı için herkes onu tam manası ile okuyup göremiyor. Avamın namazı ile velinin namazı aynı manayı ve maksadı taşımak noktasında eşittirler, ama avam bu mana ve maksatları okuyamıyor iken, veli zat o mana ve maksatları okuyarak namazı eda ediyor.

İşte şuurun namazın hakikatlerine tam anlamı ile taalluk etmemesi, namazın o mana ve maksatlarını tam anlamı ile okuyamamak  ve göremeden kılmak demektir.

Namazın her hareketi ve tavırlarında bütün mahlukatın ibadetleri temsilen zikrediliyor; mesela kıyam ağaçların ve bitkilerin haline işaret ediyor, secde toprak ve madenlerin fıtri ibadetlerini tevkil ediyor, kuud dağların ve tepelerin hallerini mündemiçtir vs. Biz bütün bunları bilsek de  bilmesek de namazda bu temsili vekaletler oluyor. Demek şuur olmasa bile biz, namaz sayesinde bütün kainatın temsilciliğini yapıyoruz.

Özet olarak, namazın bin hakikati varsa avam bunlardan beş on tanesini bilir ve görür, geri kalanları bilmediği ve görmediği halde ifa eder. Veli zat ise bin hakikati de görerek ve bilerek ifa eder, demektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...