Block title
Block content

"Büyük Deccalın, ispritizma nevinden teshir edici hassaları bulunur. İslâm Deccalının dahi, bir gözünde teshir edici manyetizma bulunur." Konu hakkında bilgi verir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Sihir ve manyetizma ve ispritizma gibi istidracî harikalarıyla kendini muhafaza eden ve herkesi teshir eden o dehşetli Deccalı..."(1)

"Büyük Deccalın, ispritizma nevinden teshir edici hassaları bulunur. İslâm Deccalının dahi, bir gözünde teshir edici manyetizma bulunur... Ben bir mânevî âlemde İslâm Deccalını gördüm. Yalnız bir tek gözünde teshirci bir manyetizma gözümle müşâhede ettim ve onu bütün bütün münkir bildim."(2)
 

Beşinci Şua'da geçen, yukarıdaki ifâdelerden, her iki Deccalda da insanları etkileme ve tesiri altına alma şeklinde bir hususiyetin olduğunu anlamaktayız. Ayrıca büyük Deccal'da, olağanüstü hallerin de bulunduğu, istidrâc kelimesiyle ifâde edilmektedir.

Zira İstidrâc: Ehl-i küfür ve dâlaletin elinde zuhur eden fevkâlade hallerdir. Ehl-i imanın elinde zuhur eden kerâmetin bir parçası olarak anlamak mümkündür. Gerek mü'min ve gerekse kafirin gözlerinden görme mucizesini ve kulaklarından da işitme mucizesini halk eden Allah, onların ellerinden de başka fevkâladelikler yaratabilir. Görme olayını Allah’a veren, imanını artırdığı gibi, kendine veren de inkârını artırır. İşte istidrâc da bu ve benzeri hikmetlere binâen kafirlere verilmiştir. Zira onlar bunu kendine mâl eder, gafletlerine devam ederler.

İşte, Deccal'da bu hususiyetin olduğu da anlaşılmaktadır.  Bu etkileyiciliğin, şahısta olduğu gibi şahs-ı manevide de olması mümkündür. Şöyle ki;

Deccalizm câzibe unsuru olarak heva ve hevesleri tahrik etme esası üzerine bina edilmiştir. Beşinci Şua'da geçen aşağıdaki ifâdeler, bu konuyu şöyle izâh etmektedir;

"O fitneler nefisleri kendilerine çeker, meftun eder. İnsanlar ihtiyarlarıyla, belki zevkle irtikâp ederler. Meselâ, Rusya'da hamamlarda kadın - erkek beraber çıplak girerler. Ve kadın, kendi güzelliklerini göstermeye fıtraten çok meyyal olmasından, seve seve o fitneye atılır, baştan çıkar. Ve fıtraten cemal perest erkekler dâhi, nefsine mağlûp olup o ateşe sarhoşâne bir sürurla düşer, yanar. İşte dans ve tiyatro gibi o zamanın lehviyatları ve kebâirleri ve bid'aları, birer câzibedarlıkla pervane gibi nefisperestleri etrafına toplar, sersem eder.."(3)

Gerek mehdi ve gerek ise Deccal konusu risalelerde işlenirken, sıfatlardan, vasıflardan bahsedilmektedir. Şahıs isimleri verilmemektedir. Buna istinâden biz de şahıs ismini veremiyoruz. Zirâ esas mes'ele şahıslar değil, fikirlerdir.

Dipnotlar:

(1) bk. Şualar, Beşinci Şua, On Üçüncü Mesele.
(2) bk. Şualar, Beşinci Şua.
(3) bk. a.g.e.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...