Block title
Block content

"Büzürcmehr, ulemanın arasında fakr ve zilletlerine sebep olan zekâvetlerinin neticesi bulunan hırslarını zarif bir surette tevil ederek nâzikâne cevap vermiştir." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İran’ın âdil padişahlarından Nuşirevân-ı Âdil’in veziri, akılca meşhur âlim olan Büzürcmehr‘den (Büzürg-Mihr) sormuşlar: 'Neden ulema, ümera kapısında görünüyor da, ümera ulema kapısında görünmüyor? Halbuki, ilim emâretin fevkindedir.' Cevaben demiş ki: 'Ulemanın ilminden, ümeranın cehlindendir.' Yani, ümera, cehlinden ilmin kıymetini bilmiyorlar ki, ulemanın kapısına gidip ilmi arasınlar. Ulema ise, marifetlerinden, mallarının kıymetini dahi bildikleri için, ümera kapısında arıyorlar. İşte Büzürcmehr, ulemanın arasında fakr ve zilletlerine sebep olan zekâvetlerinin neticesi bulunan hırslarını zarif bir surette tevil ederek nâzikâne cevap vermiştir."(1)

Allah rızkı güç ve kuvvet ile ters orantılı yapmıştır. Yani güçlüler rızkı zorlukla elde ederken zayıflar kolaylıkla elde ediyorlar ki bu kâinatta İlahi bir kanun şeklinde işliyor. Ayrıca bu  İlahi rahmetin de bir tecellisi oluyor.

Âlimler zeka ve ilminden dolayı kuvvetli oldukları için rızık onlara zorlaşıyor. Bu yüzden âlimler  kendinden daha aşağı olan ümeranın kapısına gitmek zorunda kalıyorlar. İş güç sahipleri ilmin kıymetini bilmiyorlar ki âlimlerin kapısında gitsinler, âlimler de rızkın kendilerine zor olduğunu bildikleri için, iş güç sahiplerinin kapısına geliyorlar.

Burada Büzürcmehr ince bir üslup ile hem âlimleri ilminden dolayı yükseltmiş hem de rızık noktasından zavallı olduklarını ifade etmiş oluyor. Hocaların, âlimlerin iş adamların kapısında olmaları inceden inceye taşlanmış.

(1) bk. Lem'alar, On Dokuzuncu Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

AcizKul07

Allah razı olsun 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...