Block title
Block content

"Câmid ve basit unsurlardan hadsiz ve ayrı ayrı ve muntazam mürekkebâtın icadı, mürekkebat adedince yine o Sâni-i Hakîmin vücub-u vücuduna şehadet ve vahdetine işaret etmek,.." Devamıyla izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Cansız ve basit bir unsur olan topraktan, milyonlarca canlı ve sanatlı bitki ve hayvanatı yaratmak, başlı başına bir mucize olup tevhidin kati bir delilidir. Şayet şuurlu bir varlık, şuurlu bir sanata sebep olsa idi, o zaman insanların şüpheye düşmesi bir parça makul olabilirdi; ama mükemmel ve şuurlu varlıkların, cansız ve şuursuz sebepler eli ile yaratılması, çok açık ve net bir şekilde; Allah’ın varlığına ve birliğine delil teşkil ediyor.

Allah, kainatta her icraat ve işini sebepler vasıtası ile görüyor. Bu sebeple kainatta her neticenin bir sebep vasıtası ile olması; adetullahtandır, yani Allah’ın değişmez bir prensibidir. Lakin sebepler adi ve basit iken, zahiren sebeplerden hasıl olan netice ve sonuçlar gayet derecede mükemmel ve sanatlı oluyor. Böyle olmasının hikmeti ise, yani sebeplerin basit, sebepten hasıl olan neticenin mükemmel olması ise, insanın sebeplere takılıp neticeleri sebepten bilerek şirke ve şükürsüzlüğe gitmemesidir. Buna rağmen insanların ekserisi sebeplerin arkasında, Allah’ın kudret elini ve isimlerini göremiyor, ya şirke düşüyor ya da gafletle sebeplere perestiş ediyor.

Sebeplerin zayıf, sebepten hasıl olan neticenin kuvvetli olduğuna milyonlarca örnek verilebilir. Mesela yüz bin kişilik bir şehri bir asker zorla bir yere sevk edebilir, burada sevk kuvveti askerin şahsından değil, askerlik münasebeti ile dayandığı ordu kuvvetinden geliyor. Bu yüzden asker kendi namına değil, ordu namına bu işi yapıyor denilir. Yoksa aksini iddia etmek hamakat olur. Zira bir askerin şahsi kuvveti yüz bin insanı zorla sevk etmeye yetmez.

Yine tohum ve çekirdek, Allah’ın kudretine bir perde, bir sebeptir; yoksa mucit ve yaratıcı değildir. Çekirdek ve tohumun mahiyeti gayet basit ve zayıf iken, çekirdek ve tohumdan hasıl olan ağacın mahiyeti ise gayet mükemmel ve ağırdır. Böyle bir sebebin, böyle bir neticeyi yaratıp, bütün işlerini tedbir ve idare etmesi mümkün değildir. Öyle ise çekirdek ve tohum her şeye kudreti yeten bir Zat'ın memuru ve hizmetkarıdır. Tıpkı asker örneğindeki gibi...

Mercimek tanesi büyüklüğünde olan hafızanın, milyonlarca levhayı ve resimleri muhafaza etmesi; küçük bir et parçasının işi değil, Allah’ın kudretinin bir harikası ve işidir. Şayet "insanın yaşamı boyunca bütün görüp duyduğu şeyleri, şu tırnak kadar et ve ondaki hücreler arşivliyor" dersek ve oradaki, Allah’ın harika kudret ve tasarrufunu o adi et parçasına ve şuursuz hücrelere havale edersek; tam bir akılsızlık etmiş oluruz.

Herbir sebebin netice karşısında aciz ve zayıf durması, Allah’ın kudret ve tasarrufuna işaret eden bir levha, bir işarettir. Ya da sebep ile sebepten hasıl olan netice arasındaki büyük boşlukta; Allah’ın isim ve sıfatları güneş gibi doğar ve kendini ilan eder.

Elma gibi harika bir netice ile elmaya sebep olan ağacın arasındaki boşluğa bin bir tane güneş yani bin bir ism-i İlahi sığar, bunları okumak gerekir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...