Block title
Block content

"Çarşıdaki vaziyet iktisattan ve kemal-i akıldan ve alışverişin esası ve ruhu olan emniyetin ve sadakatin muhafazasından gelmiş bir halettir." cümlesini devamıyla beraber izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ona cevaben dedi ki: 'Çarşıdaki vaziyet iktisattan ve kemâl-i akıldan ve alışverişin esası ve ruhu olan emniyetin, sadakatin muhafazasından gelmiş bir hâlettir, hısset değildir. Hanemdeki vaziyet, kalbin şefkatinden ve ruhun kemâlinden gelmiş bir hâlettir. Ne o hıssettir ve ne de bu israftır.' "(1)

İnsanın normal alışveriş ve ticaretinde tutumlu ve akıllıca hareket etmesi gerekir. Tutumlu ve akıllıca hareket etmek, hem bireyin şahsi hayatında hem toplumun ticari hayatında önemli bir ekonomik kuraldır. Yani herkes harcadığına ve alışverişine dikkat ederse, toplumun ekonomik düzeni sağlam bir temel üzerine bina edilmiş olur. Yoksa rastgele ve israflı bir şekilde, pazar ve piyasanın dengelerini bilmeden yapılan harcamalar hem şahsın hem toplumun iktisadi düzenini sarsar. Hem piyasada hem de bireyler arasında güven ve sadakat zedelenir, kimsenin  kimseye emniyetli kalmaz. Bu yüzden alışverişte tahkik ve iktisat önemli bir kaidedir.

Çarşıda ve pazarda en ucuz ve sağlam malı araştırmalıyız ki, esnaf kolay ve fahiş kazanca alışmasın. Ticaret karşılıklı bir güven ve sadakat üzerine tesis edilmiş olur.

Bu iktisat ve akıllıca hareketten insanın malı bereketlenip çoğalır. İslam, malı biriktirmeyi kerih görüyor. Öyle ise biriken malı istihdama teşvik edip, bir kısmı ile de mali ibadetlerin yapılmasını emrediyor. Abdullah İbn-i Ömer (ra)'in pazarda yaptığı hareket, cimrilikten değil, iktisat ilminin bir gereğidir. Sonra fakirlere verdiği sadaka onun harika bir makamda ve şefkatli bir mümin olduğuna işaret ediyor. 

(1) bk. Lem'alar, On Dokuzuncu Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Altıncı Nükte | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3594 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...