Block title
Block content

"Cazibedar bir fitne içinde bulunan ve daha aklını kaybetmeyen bazı gençlerle bir muhaveredir." Cazibedar fitneden maksat nedir? İmansızlık mı, sefahat mı? Daha aklını kaybetmeyen gençler tabirinden ne anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Cazip, cezbeden, kendine çeken, hoşa giden manasına gelir. Bu asırda, nefsin hoşuna giden ve sonu günah ve isyana çıkan çok cazip eğlenceler, sefahat meclisleri, içkili toplantılar, kumar çeşitleri ve daha nice isyan ve haramlar karşısında birçok genç, iradelerine hakim olamayarak bu fitneye kapılmakta ve haramı, helali, ölümü, kabir azabını ve ahiret hesabını düşünemeyecek hale gelmektedir. Aklını bu manada kaybedenler, hasta olduklarını bilmiyorlar ki tedavi için gayret göstersinler. Daha kötüsü, o pis ortama ünsiyet etmekle,  işledikleri günah ve isyanlarla iftihar edecek kadar yoldan çıkıyorlar. Bunların ıslahı, imkânsız değilse bile çok zordur. Onun için Üstadımız bu derste “daha aklını kaybetmeyen gençlerle” bir sohbet yapmaktadır. Bu imanlı ve faziletli gençlerin sayısı arttıkça “iman, ibadet ve güzel ahlak” sahasında da bir cazibe meydana gelecektir.

Bu zamanın fitnesinin en tehlikeli tarafı, her türlü menfi düşüncenin ve bozuk hayat düzeninin ferdilikten çıkarak cemaatleşmesi, dernekler, kulüpler, localar, gazeteler, televizyonlar halinde birer şahs-ı manevi olarak faaliyet göstermeleridir. Gençler kendi iradeleriyle baş başa bırakılmıyor, çok yoğun bir mesai ile büyük yatırımlar yapılarak, kalabalık kadrolar çalıştırılarak gençliğin ahlaksız yapılması için yoğun çaba gösteriliyor. Tanzimat’la başlayan, “kendi kültürümüzden kopup Avrupa’nın dejenere olmuş ahlak yapısını benimseme hareketi”, daha sonra dış mihraklarca kasıtlı olarak desteklenmiş ve ülkemizin istikbalinin tehlikeye düşmesine büyük bir titizlikle gayret edilmiştir. Dürüst, çalışkan, ahlâklı, bilgili ve gayretli gençler yerine, sadece kendini düşünen, şehvet esiri, idealsiz bir nesil yetiştirilmek istenmiş ve bunlar zararlı ideolojilerin her türlüsüne  açık hale getirilmişlerdir.

Bu asrın manevi hekimi olan Üstad Hazretleri, şer cephesindeki bu şahs-ı manevilere karşı, “dâhi derecesinde bir kabiliyete” sahip kişilerin bile, tek başlarına karşı çıkamayacaklarını, bunlara karşı hayır ve müspet cephesinde de bir şahs-ı manevi teşkil etmek gerektiğini önemle vurgular. 

“Cazibedar fitne” ifadesi, şahs-ı manevi haline gelmiş bu yıkıcı akımlara karşı gençlerin karşı koymaktan aciz kalıp onlara kapılarak yoldan çıkmalarını ifade etmektedir.

“Rivayette var ki: "Fitne-i âhirzaman o kadar dehşetlidir ki, kimse nefsine hâkim olmaz." Bunun için, binüçyüz sene zarfında emr-i Peygamberîyle bütün ümmet o fitneden istiaze etmiş, azab-ı kabirden sonra vird-i ümmet olmuş."

"Allahu a'lem bissavab, bunun bir tevili şudur ki: O fitneler nefisleri kendilerine çeker, meftun eder. İnsanlar ihtiyarlarıyla, belki zevkle irtikâb ederler.” (Şuâlar, Beşinci Şuâ, İkinci Makam)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...