"Cemal kendini sevdiği için, sevmesine mukabil muhabbet ister. Zeval ve fena ise, o muhabbeti adavete kalb eder, çevirir. Eğer insan ebede gidip baki kalmazsa, fıtratındaki cemali samediyeye karşı olan esaslı muhabbet yerine adavet bulunacaktır." İzahı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Çünkü insan, sevdiği ve kıymetini takdir ettiği bir cemâl-i mutlaktan ebedî ayrılmaktan gelen derin yarasını, ancak ona adâvetle, ondan küsmekle ve onu inkâr etmekle tedavi edebilir. İşte, kâfirlerin Allah'ın düşmanı olması bu noktadan ileri geliyor. Öyleyse, herhalde o cemâl-i ezelî, kendisinin âyine-i müştâkı olan insan ile ebedü'l-âbâd yolunda seyahatinde beraber bulunmak için, alâ külli hal, bir dâr-ı bekada bir hayat-ı bâkiyeye insanı mazhar edecek."(1)

İnsanın elde edemediği ve ulaşamadığı bir şeye düşman olması, fıtratının bir özelliğidir. Allah insanı ebedî hayata mazhar etmeyip, ebedî bir yokluğa ve hiçliğe mahkûm etse idi, insan kendi hissiyat ve ruhunu teskin etmek için Allah’a karşı düşmanlık edip kin bağlayacaktı. O’nun sonsuz cemal ve kemalini unutmak için inkâra ve düşmanlığa yönelecekti.

Kâfirler ahiret hayatına inanmadıkları için, dünyada mazhar oldukları güzellikleri ve mükemmellikleri ebedî kaybetme endişesinden dolayı düşman vaziyetini alıyorlar.

İnsanın kalbine dercedilen nihayetsiz muhabbet hissi, sonsuz bir cemali sevmek için verilmiştir. Şayet sonsuz cemal sahibi, insanı ebedî bir yokluğa atsa, o sonsuz muhabbet sonsuz bir eleme ve düşmanlığa inkılap eder.

(1) bk. Lem'alar, Otuzuncu Lem'a, Altıncı Nükte.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...