Block title
Block content

"Cenâb-ı Hak havf damarını hıfz-ı hayat için vermiş." derken; korku damarı ile hayat nasıl korunur, açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Korkmak; maddi ve manevi olmak üzere iki türlüdür. Maddi korku; insanın cesedine ve hayatına gelecek tehlikelerden sakınmak şeklindedir.

Mesela, kalabalık içinde ateş açıldığında, herkes ya bana isabet eder korkusu ile kendini yere atar ya da sığınacak bir yer arar. Zehirli bir akrep üzerimize geldiğinde, hemen kendimizi savunmak için ya kaçarız ya da bir cisim ile onu öldürürüz. Soğuk havada hasta olma korkusu ile sıkı giyinir, ısınmanın yollarını ararız vesaire örnekleri çoğaltabiliriz.

İşte, insanın bütün bu meşru tepkileri korku damarı ile oluyor. Şayet bu meşru olan korku damarı insanda olmasa idi, insan kendini tehlikelerden sakınmaz, hayat ve cesedi büyük bir risk içinde çabuk heba olurdu.

Manevi korku; Allah’tan ve cehennemden korkmak şeklindedir ki, insan bu manevi korku sayesinde kendini Allah’ın Kahhar sıfatından ve cehennem hapsinden muhafaza eder. Allah’ın azamet ve haşmetinden haşyet duymak, bu korku damarı iledir. Ya da kabir ve cehennem azabından korkup, günah ve kötülüklerden uzak durmak bu korku sayesindedir.

İşte korku böyle meşru ve güzel yollarda ve yerlerde kullanılırsa, maddi ve manevi hayatımızı korur. Bu korku damarını abartıp, korkulmayacak şeylerden korkmak da yanlış ve hatalı bir tutumdur. Korku yukarıda saydığımız meşru şeyler içindir. Aşırı korkup hayatı kendimize zehir etmenin bir anlamı bulunmuyor.

Mesela, kaza yaparım düşüncesi ile trafiğe hiç çıkmamak, hasta olurum korkusu ile kışın işe gitmemek, ya batarsa deyip gemiye binmemek, çok zayıf düşme ihtimalinden dolayı uçağa binmemek gibi meşru olmayan abartılı korkular hayatı korumaz, aksine hayatı çekilmez hale getirir...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...