Block title
Block content

"Cenâb-ı Hak, insanı pek acip bir terkipte halk etmiştir. Kesret içinde vahdeti, terkip içinde besâteti, cemaat içinde ferdiyeti vardır." ifadelerini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Nasıl bir meyve, ağacın en uzağında ve en üstünde bulunur, ama ağacın bütün özelliklerini ve irsiyetini içinde program ve plan şeklinde bulundurur. Meyve bir şekilde, ağacın bir özeti bir modeli hükmündedir. Aynı şekilde insan da şu kainat ağacının bir meyvesi bir neticesi gibidir. Kainatın bütün hususiyetleri ve incelikleri insanın mahiyetine ince ve latif bir hat ile yazılmıştır. Adeta kainat küçültülüp ve preslenip insanın mahiyetinde ve özellikle de kalbinde dürülmüş bir top kumaş gibidir. İnsan mahiyeti açılsa, kainat olur; Kainat dürülse insan olur.

Bu nedenledir ki, insan bütün kainat ile alakadar ve bütün mevcudatla ilgilidir. Yüzü ve yönü mevcudat ve kainat olan kesret ile meşguldür. Zira insanın mahiyetindeki sonsuz acizlik ve fakirlik damarı ve bütün mevcudata muhtaç bir şekilde yaratılması insanı kainat ve mevcudatla ilgili ve irtibatlı hale getiriyor. Evet insan bir tavuğa muhtaç ve ilgili  olduğu gibi, koca kainata ve gezegenlere de aynı derecede ve şiddette muhtaç ve ilgilidir. Bu da ister istemez insanı, kainat demek olan kesret ile irtibatlandırıyor.

 Kainat kesret, insan ise bu kesretten süzülüp gelen bir vahdettir. Yani Allah kainat kesretini derleyip toplayıp, vahid olan insan suretine çevirmiştir, denebilir. Kesreti sıksan vahdet, vahdeti açsan kesret olur. İnsan ile kainat arasında böyle azim bir münasebet var.

"Terkip içinde besatet var" ifadesi de aynı manaya bakıyor. Yani insanın maddi cesedi kainattaki bütün element ve unsurların birleşmesinden hasıl oluyor, ama  öyle bir hilkat verilmiş ki, sanki terkip değil de besateti olan bir cevherden oluşuyor. Bu kadar bileşenden oluşan bir cesedin mükemmel bir uyum ve ahenk içinde bozulmadan ve dağılmadan durması, kudret-i İlahinin bir mucizesi değil de nedir.

"Cemaat içinde fert olması" da aynı manayı tekid  ve teyit eden bir ifadedir. İnsanın mahiyeti ve mahiyetindeki sayısız cihaz ve duyguları  bir cemaati andırırken, mükemmel bir uyum ve ahenk içinde olması da bir fert gibi olduğunu gösteriyor.

İman ve ibadet ise insanın kesrete olan bu düşkünlüğüne ve irtibatına bir ayar çekiyor. Yani iman ve ibadet insanı  kesret içinde, fena içinde boğulup gitmekten kurtarıp, vahdete ve birlik olan tevhide yönlendiriyor. Kainat denilen şu mahlukat ve mevcudatın Allah’ın bir sanatı ve Ona işaret eden bir marifet levhası olduğunu iman ve ibadet ile insan idrak ediyor. Şayet iman ve ibadet olmasa idi, insan mahlukat ve kesret içinde boğulup giderdi. Kendisine verilen yüksek kabiliyetleri adi ihtiyaçlar içinde kokuşur giderdi. Bir koltuğun derdine düşüp kainata halife olma şansını kaybederdi. İşte iman ve ibadet insanın bu dağınık ve kuşatıcı mahiyetini toplayıp, bir cihet olan vahdete tevcih ediyor ve mevcudatın zilletli ve acıklı köleliğinden kurtarıp Allah’ın izzetli ve şerefli kulluğuna çıkarıyor. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Hubab | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3268 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...