Block title
Block content

"Cenâb-ı Hak, kendini 'bütün eşyayı işitir ve görür' sıfatıyla tavsif eder tâ o emânet, o nur, o anahtarın cihanşümûl ve muhît ve umum kâinata..." cümlesindeki emanet, anahtar ve nurdan maksat nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Fakat, bu abdin bütün kâinata taallûk eden bir emânet beraberindedir. Hem, şu kâinatın rengini değiştirecek bir nur beraberdir. Hem, saadet-i ebediyenin kapısını açacak bir anahtar beraber olduğu için, Cenâb-ı Hak, kendini "bütün eşyayı işitir ve görür" sıfatıyla tavsif eder; tâ o emânet, o nur, o anahtarın cihanşümûl ve muhît ve umum kâinata âmm ve bütün mahlûkata şâmil hikmetlerini göstersin."(1)

Üst paragrafta geçen, "emanet", "nur" ve "anahtar" kavramlarının izahı, bir derece, On Birinci Söz'ün başında yer almaktadır. Şöyle ki: 

İsmini verdiğimiz bu risale,

"Ey kardeş! Eğer hikmet-i âlemin tılsımını ve hilkat-i insanın muammâsını ve hakikat-i salâtın rumuzunu bir parça fehmetmek istersen..." 

cümlesinde yer alan üç sual ile başlamakta ve risalenin devamı ise bu üç sorunun cevabını vermekle tamamlanmaktadır.

Bu soruların birincisi: Alemin neden yaratıldığıdır.
İkincisi: İnsanın neden yaratıldığıdır.
Üçüncüsü ise: İbadetin neden emredildiğidir.

İşte, bu müşkül ve derin soruların cevapları ise, Paygamber Efendimiz (s.a.v)'in mi'raca gitmesi ile ancak anlaşılmıştır. Zira Efendimiz (s.a.v) kainatın yaratıcısı olan Allah'tan, bu alemin ve insanın neden yaratıldığını ve insanın vazifesinin ne olduğunu öğrenerek gelip ümmetine haber vermiştir.

Bu haber, hem bütün bilinmezler karanlığını aydınlatan bir nur hem bütün bilinmezler sarayını açan bir anahtar olmuştur. Diğer taraftan da insanın mesuliyeti olan ibadet emaneti de bu gece, yine Efendimiz (s.a.v) tarafından ümmetine bildirilmiştir.

(1) bk. Sözler, Otuz Birinci söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

halide

RABBİM SİZDEN ÇOKÇA RAZI OLSUN AMİN...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
hakan_23el
allah razı olsun çok güzel açıklanmış
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
isahalim

Açıklamadaki şu kısma kafam takıldım:

"İşte, bu müşkül ve derin soruların cevapları ise, Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in mi'raca gitmesi ile ancak anlaşılmıştır. Zira Efendimiz (s.a.v) kainatın yaratıcısı olan Allah'tan, bu alemin ve insanın neden yaratıldığını ve insanın vazifesinin ne olduğunu öğrenerek gelip ümmetine haber vermiştir."

Alemin ve insanın neden yaratıldığını, ibadetin enden emredildiğini Efendimiz (sav) mirac mucizesini yaşamadan önceki yaklaşık 10 senelik peygamberlik hayatında -haşa- bilmiyor değildi, yanılıyor muyum? Ama açıklamada bu saydıklarımı miraç ile öğrendi ve gelip ümmetine anlattı gibi denmiş?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Peygamber Efendimizde sürekli tekamül ve terakki içinde olduğu için bir önceki bilgisi bir sonrakine göre eksik olabilir. Ya da o meseleyi miraçtan önce ilmelyakin bilirken sonrasında hakkelyakin görmüştür denilebilir. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...