"Cenâb-ı Hak, Resulüne ait olabilecek bazı halleri, Resulünü tekrim ve teşrif noktasında bazan kendine isnad eder..." Devam eden paragrafı izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"BİRİNCİSİ: Cenâb-ı Hak, Resulüne ait olabilecek bazı halleri, Resulünü tekrim ve teşrif noktasında bazan kendine isnad eder. İşte, burada da, 'Resulüm sizden vazife-i risalet ve tebliğ-i ubudiyet hizmetine mukabil, sizden bir ecir ve ücret ve mükâfat, bir it'âm istemez.' mânâsında, 'Ben sizi ibadet için halk etmişim, Bana rızık vermek ve it'âm etmek için değil.' meâlindeki âyet, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma ait it'âm ve irzâkı murad etmek gerektir. Yoksa, gayet bedihî bir malûmu ilâm kabilinden olur, i'câz-ı Kur'ân'ın belâgatine uygun gelmez."(1)

Bu ayetin zahiri manası bilineni tekrar kabilinden olduğu için, bu ayetten murat edilen mana zahiri manası değil, başka bir manadır. Allah’ın rızıktan, yemeden ve içmeden münezzeh ve mukaddes olduğu çok bedihi ve açık bir meseledir ki, bilineni tekrar kabilindendir. Demek ki, maksat ve mana başkadır.

Bu muhtemel manalardan birisi şudur: Allah, Resulünü (asm) yüceltmek ve şereflendirmek için, onun adına kendi konuşuyor. Allah bu ayetlerde (Zariyat, 51/56-58) -mealen- şunu demek istiyor; "Peygamber dini tebliğ ederken, sizden bir ücret ve menfaat beklemiyor, yani sizden bir rızık ve geçimlik istemiyor. Onun rızkını ve geçimliğini ancak sonsuz kudret ve kuvvet sahibi olan Allah temin eder."

Bu şekilde ayetin ince ve latif manasına işaret ediyor.

(1) bk. Lem'alar, Yirmi Sekizinci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...