Block title
Block content

Cenab-ı Hakk'ın eksik ve noksandan münezzeh olmasını nasıl anlayabiliriz? Eserleri ne kadar mükemmel de olsa, zatının nihayetsiz mükemmelliğini anlatmaya yetmiyor gibi, bilgi verir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın mükemmelliğini anlamının iki yolu vardır. Birisi; eserleri ve sanatlarından yola çıkarak, O'nun mutlak kemalini anlamaktır ki, en sağlam ve anlaşılır yol budur. Bu yüzden ilm-i mantıkta "eserden müessire intikal etmek", en salim yol olarak kabul edilmiştir.

Sizin ifade ettiğiniz; "Eserlerinden nihayetsiz kemal anlaşılmıyor." sözü hem doğru, hem yanlıştır. Şöyle ki: Eserler ne kadar mükemmel ve kamil de olsa, hatta O'nun mutlak kemalini ispat edecek bir açıklıkta da olsa, O'nun sonsuz kemalini ihata etmekte ve tam anlamı ile O'nu kuşatarak anlamamızda bir mikyas, bir mihenk, bir ölçü olamaz.

Çünkü fani ve sınırlı bir idrakin, baki bir kemalatı ihata ile idrak etmesi, zaten mümkün bir durum değildir. Bu husus ayette şu şekilde ifade ediliyor:

“Gözler O’na erişemez. Onun ilmi ise bütün gözleri ihata eder. O, eşyayı pek iyi bilen, her şeyden haberdar olandır.” (En'am, 6/103)

Bu âyet gözlerin, Allah’ı ihata sûretiyle, künhüne erecek bir şekilde göremeyeceklerini bildirir.

“İdrâk-i maâlî bu küçük akla gerekmez,
Zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez.”
(1)

ifadesi de; ekseri bu tarz ihata ile idraki mümkün olmayan konular için söylenmiş bir sözdür.

İnsanın aklı mahdut, idraki sınırlı olduğu için, birçok hususu anlamak noktasında aciz ve cahildir. Cennet ve cehennem, ruhun mahiyeti, evrenin derinlikleri ve sınırları, aklın kapasitesi gibi yüzlerce konuda, insan aklı aciz ve cahildir. Sizin eksik ve yetersiz gördüğünüz bu nokta olabilir ve makuldür.

Yoksa eserlerden hareketle, O'nun sonsuz kemal sahibi olduğu ispat edilemez, hakiki bir marifet için yeterli değildir demek; mahz-ı hatadır. Nasıl gündüz, güneşin vücudunu ispat etmede, güneşin marifetinde yeterli bir delil ise, eserlerde görünen kemaller de, O'nun mutlak kemalini ispat etmede, O'nun marifeti konusunda gayet yeterli deliller ve argümanlardırlar.

Allah’ın mutlak kemal sahibi olduğunu anlamanın ikinci yolu ise; mantık ve önermelerdir. Evet bir şey sabit oldu mu, levazımatı ile sabittir. Allah var ve bir ise, lazım sıfatları ile var ve birdir. Allah’ın Allah olduğu halde -haşa- cahil ve aciz olması nasıl mantıken mümkün değilse, O'nun kusurlu ve noksan olması da mantık ve önerme açısından mümkün değildir. Mutlak kemal, ilahlığın lazım-ı zarurisidir. Bu yüzden ilahlık leke götürmez.

(1) bk. Sözler, Yirmi Sekizinci Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Altıncı Nükte | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1657 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...