Block title
Block content

"Cennet-i ebediyeyi dahi hakikî maksat ve gaye-i ibadet yapmaz." Bu ifadeye göre, ibadetlerin cennete girme veya cehenneme girmeme maksatlı yapılması yanlış mı, ihlassız mı oluruz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Kur’ân’ın tilmizi ise, yalnız liveçhillah ve rıza-yı İlâhî için ve fazilet için o derece nefsinin menfaatinden tecerrüd eder ki, Cennet-i ebediyeyi dahi hakikî maksat ve gaye-i ibadet yapmaz. Nerede kaldı ki, bu dünya-yı zailenin fâni olan menafii onu, hakikî maksat ve gayesinden çevirsin."(1)

Cenneti için yapılan ibadet, Allah katında makbul ve sahihtir; hakeza cehennemden korunmak için yapılan ibadet de öyledir. Lakin ibadet ve imanda olduğu gibi, ihlasta da çekirdekten ağaca kadar makam ve dereceler bulunuyor. Bu yüzden her müminin ihlası aynı derece ve aynı seviyede değildir.

Üstadımızın şu ifadeleri de bu inceliğe işaret etmektedir: 

"Güya o sükûtla der: 'Ey Müslümanlar, müjde size! Ey müttakî, sen Cehennemden felâh bulursun. Ey salih, sen Cennete felâh bulursun. Ey ârif, sen rıza-i İlâhîye nail olursun. Ey âşık, sen rüyete mazhar olursun.' Ve hâkezâ..."(2)

"İşte kurtuluşa erenler onlardır." (Bakara, 2/5)

Bu ayette felaha ermenin vesile ve yolları mutlak bırakılmış.

Bazı müminler müttakidir, yani cehennemin korkusu ile günahlardan kaçarlar ve felaha bu yolla ererler.

Bazı müminler salihtirler, yani cennet için güzel amellerde ve ibadetlerde bulunurlar ve bu yolla felaha ererler.

Bazı müminler ariftir, yani marifetullah ehlidir ki bunlar Allah’ın rızasını her şeyin üstünde görüp sadece ona odaklanırlar. Bu zatlarda, ne cennet sevdası ne de cehennem korkusu ibadetlerine saik değildir. Bu zatların felahı İlahi rıza ve hoşnutluktur. Bunlar için Allah’ın bir lema rızası cennetten üstündür. İşte bu zatlar Allah rızası yanında cennete tenezzül etmezler.

Bazı müminler de Allah’a aşıktır, yani muhabbetullah ehlidir ki, bunlar Allah’ın cemali ve rü’yetinden başka bir şeyi düşünmezler. Onların felahı, ancak Allah’ın cemali ile müşerref olmaktır.

Özetle, cennete girme şevki ya da cehennemden kurtulma korkusu ile günahları terk etmek ya da farzları ifa etmek caizdir. Yani Allah’ın emirlerini uygulamak yasaklarından sakınmak fiilinin arkasında farklı mülahazalar olabilir.  Birisi cennet sevdası ile o fiili yaparken, diğer cehennem korkusu yüzünden o fiili işleyebilir. Bu sebeple aralarında herhangi bir çelişki ve tenakuz bulunmuyor. 

Dipnotlar:

(1) bk. Nur'un İlk Kapısı, On Birinci Ders.

(2) bk. Sözler, Yirmi Beşinci Söz, Birinci Şule.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Nur'un İlk Kapısı | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1179 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...