Block title
Block content

"Cennetin sekiz tabakası birbirinden yüksek oldukları halde, umumun damı Arş-ı Âzam'dır. Nasıl ki, mahrutî bir dağın etrafında,.." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Çünkü, Cennetin sekiz tabakası birbirinden yüksek oldukları halde, umumun damı Arş-ı Âzam'dır. Nasıl ki, mahrutî bir dağın etrafında, birbiri içinde, birbirinden yüksek, kaidesinden zirvesine kadar surlu daireler bulunsa; o daireler birbirinin üstündedir, fakat birbirinin güneşi görmelerine mâni olmaz, birbirinden geçebilir, birbirine bakar. Öyle de, Cennetler de buna yakın bir tarzla olduğu, ehâdisin mütenevvi rivâyâtı işaret ediyor."(1)

Üstad Hazretlerinin yukarıda geometrik tanımını yaptığı ve "mahruti" olarak ifade ettiği konik / huni şekil şöyledir:

Tabi bu tanım ve bu şekil cennet gibi "ne gözün gördüğü ne kulağın işittiği" o muazzam yeri tarif etmekten acizdir, sadece bize bir fikir veriyor.

Arş-ı azam, cenneti de içine alan yüksek ve kuşatıcı bir makamdır.

Arş-ı azam: Arş, kelime olarak  “yükseklik, yüksek yer, tavan, çardak. hükümdarın tahtı., saltanat,” manalarına geliyor.

Arş; Zâhir, Bâtın, Evvel, Âhir isimlerinin halita ve karışığıdır.”(2)

Arş, bütün mahlûkattan evveldir. Bütün âlemler, sistemler onun altında cereyan ederler, parlar sönerler, doğar ölürler. O ise onlardan evvel var olduğu gibi, onlardan sonra da varlığını devam ettirir.

Arşın varlığı şu görünen âlemin varlığından daha zahirdir, zira bu âlemde olan bütün faaliyetler oradan idare edilmektedir. Bu, "Ruhun varlığı bedenden daha zahirdir." dememiz gibidir.

Yine arşın mahiyeti bilinmez, bu da onun "Batın" ismine mazhariyetidir. Bunun da en güzel misali, ruhun mahiyetinin bilinmeyişidir.

 “Arş-ı Âzam” tabir edilen büyük arş ise, “Kâinatın daire-i âzamının ünvanıdır.” arşların arşı, kâinatın payitahtı ve merkezidir. Cenâb-ı Hakk'ın, sınırsız egemenliği ve yüce haşmetiyle tecellî ettiği yerdir. Onun o büyük arşı, “kâinatın ve bütün varlık âlemlerinin sağını, solunu, üstünü, altını kaplamış ve hükmü altına almıştır.” Yani baştan sona, sondan başa, içten dışa, dıştan içe her şeyi kuşatmış bir âlemdir. Dolayısı ile cennet, arşın da altında ve dairesinde olan bir yerdir.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Yirmi Sekizinci Söz.

(2) bk. Mesnevî-i Nuriye, Hubab.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Üçüncü Sual | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2527 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...