"Cevv" ile "feza" kavramlarını açıp, "cevv-i feza" terkibi hakkında da bilgi verir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hem cevv, hem de feza kelime kökü itibarıyla boşluk, mesafe anlamına gelmektedir.

Kur’an’da arz ve semavat kelimeleri kullanılmaktadır: Semavat (gökler) cevv ve fezadan mürekkeptir.

“cevv-i havaya dahi şümulü bulunan semâvat memleketi...”

Risalelerdeki kullanımları itibariyle;

1. FEZA; atmosferin de dışında kalan, şimdilerde uzay dediğimiz, yıldızlar arası boşluğu ifade ediyor. Bunun için ayrıca “Feza-ı âlem” ve “Feza-ı kainat” kavramları da kullanılıyor.

2. CEVV; atmosfer dediğimiz boşluğu ifade eder ki çok zaman “cevv-i hava”, “cevv-i feza”, “cevv-i sema” olarak kullanılır; içinde bulutların, rüzgarın, yağmurun, şimşek ve gök gürültüsünün olduğu kısımdır.

“cevv-i sema denilen ve mahşer-i acaib olan feza”

“hem cevv-i havayı bulutlarla bir saatte doldurup boşalttığı gibi”

“cevv-i fezadaki hava, bulut ve yağmur, berk ve ra’d”

“cevv-i hava dahi bulutların sesiyle, berk ve raad ve katrelerin kelimâtıyla Onu tesbih ve takdis ve vahdâniyetine şehadet eder”

“kuşların âlemi olan cevv-i hava”

Ayetü'l-Kübra Birinci Basamakta semavatın şehadetinden bahsinde yıldızlar, Güneş ve Ay'ın delaletinden söz edilmektedir.

Ayetü'l-Kübra İkinci Basamakta “cevv-i sema denilen ve mahşer-i acaib olan feza” bahsederken ise bulut, rüzgar, yağmur ve şimşeğin şehadeti söz konusu edilmektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yükleniyor...