Block title
Block content

"Çok emarelerle, hem şarkta, hem garpta Avrupa içinde bir İslâm devleti çıkacak." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Osmanlı hükûmetindeki hürriyete ne diyorsun ve Avrupa hakkında fikrin nedir?"

O vakit Eski Said demiş: "Osmanlı hükûmeti Avrupa ile hâmiledir; Avrupa gibi bir hükûmeti doğuracak. Avrupa da İslâmiyete hâmiledir; o da bir İslâm devleti doğuracak" Şeyh Bahid'e söylemiş.

O allâme zat demiş: "Ben de tasdik ediyorum." Beraberinde gelen hocalara dedi: "Ben bununla münazara edip galebe edemem."

Birinci tevellüdü gözümüzle gördük. Bir çeyrek asır Avrupa'dan daha dinden uzak...

İkinci tevellüd de inşaallah yirmi otuz sene sonra çıkacak. Çok emarelerle, hem şarkta, hem garpta Avrupa içinde bir İslâm devleti çıkacak.
"(1)

Üstad burada, Câmiü'l-Ezher'in Reis-i Uleması olan Şeyh Bahid efendinin, Osmanlı ve Avrupa’nın gidişatı ve ileride nasıl bir duruma geleceği hakkında sorduğu soruya bir cevap değerlendirmesi yapıyor.

Osmanlı, kısa bir süre içinde Avrupa gibi dinden uzak ve lakayt bir devlet doğuracak. Osmanlı devletinin yıkılıp, yerine din ile devletin ayrıştırıldığı ve din üzerinde büyük baskıların kurulduğu yeni rejimin tesis edilmesi, Üstad'ın; Osmanlı Avrupa'ya hamiledir, sözünü teyit ediyor.

Avrupa
ise; biraz daha ileri bir süreçte, İslam devletini doğuracaktır. Avrupa’nın İslam devletini doğurmasındaki mana; Avrupa insanlarını içinde İslam dininin hızla yayılması ve Avrupa toplumlarının İslamlaşması anlamındadır. Günümüzde de bu mana hız kazanarak ilerlemektedir. Üstad'ın bu yorumu, İslam aleminin çok çaresiz ve karanlık içinde kaldığı bir dönemde yapması ve aynen vuku bulması, Üstad'ın ne kadar isabetli ve keskin bir tespit yaptığını gösteriyor.

(1) bk. Emirdağ Lâhikası-II,  (82. Mektup)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: 82 | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 8117 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

sami
"Avrupa bir İslâm Devletine, Osmanlı Devleti de bir Avrupa devletine hâmiledir. Bir gün gelip doğuracaklardır." Bu cevaba karşı, Şeyh Bahît Hazretleri, "Bu gençle münâzara edilmez. Ben de aynı kanaatte idim; fakat bu kadar veciz ve beliğâne bir tarzda ifâde etmek, ancak Bediüzzaman'a hastır" demiştir. Nitekim, Bediüzzaman'ın dediği gibi, ihbarâtın iki kutbu da tahakkuk etmiş. Bir iki sene sonra Meşrûtiyet devrinde, şeâir-i İslâmiyeye muhâlif çok âdât-ı ecnebiyeyi ahzetmek ve gittikçe Türkiye'de yerleştirmekle; ve şimdi Avrupa'da Kur'ân'a ve İslâmiyete karşı gösterilen hüsn-ü alâka ve bilhassa bahtiyar Alman milletinde fevc fevc İslâmiyeti kabul etmek gibi hâdiseler, o ihbarı tamamıyla tasdik etmişlerdir. İşte, büyük ulemâ-i İslâm ve meşâyih-i kirâm, çok tecrübe ve imtihanlarla şöyle bir kanaate varmışlardır ki, Bediüzzaman ne söylerse hakikattir. Bediüzzamanın eserleri sünûhât-ı kalbiye olup, cumhur-u ulemânın tasdik ve takdirine mazhardır. (Konferans) Risâle-i Nur, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimizin nûrânî meşrebini ve Sahabe-i Kirâmın âlî seciyesini beyân eden bir nur ve feyiz hazînesidir. İşte bu mezkûr vaziyet, bugünkü dünyaya tap taze, nûrânî bir hayat ve yep yeni bir veche vererek şu hakîkati gösteriyor ki; çoktandır birbirine muârız zannedilen ehl-i mekteple ehl-i medreseyi ve ehl-i tekyeyi, Risâle-i Nur, Tevhid ve telif ediyor. Hem de, muâraza halinde olan Şarkla Garbı barıştırıyor. Ittihâd-ı İslâmı meydana getirmek için çalışan ehl-i İslâma yegâne çarenin Risâle-i Nur olduğu mütehassıs zâtlar tarafından kabul ve tasdik edilmektedir. Hem, bugünkü dünyadaki ihtilâfları halledecek olan; aklen, fikren terakkî etmiş yirminci asır insanlarına hak ve hakîkati anlatabilecek yepyeni bir ilmî keşfiyâtı ve bir teceddüdü Amerika'da, Avrupa'da, husûsan Almanya'da taharrî eden cereyanlar meydana gelmiş; eğer idrak edebilirler ve görebilirlerse, işte Risâle-i Nur külliyatı. Nitekim bu hakîkatin idrâk edilmeye başlandığını gösteren emâreler bahtiyar Alman milleti içinde görülmektedir. Haşiye Haşiye: Avrupa'da Hıristiyanlar içinde birtek kasabada altmış beş adet sarıklı genç Nur Talebesinin çıkması, bunun bir nümûnesidir. (Tarihçe-i Hayat Sekizinci Kısım: Isparta Hayatı) Nümuneleri: http://video.google.com/videosearch?q=alaman+m%C3%BCsl%C3%BCman&emb=0&aq=f#q=german+muslim&emb=0&start=0 http://video.google.com/videosearch?q=alaman+m%C3%BCsl%C3%BCman&emb=0&aq=f#q=alman+m%C3%BCsl%C3%BCmanlar&emb=0
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
yağız22
Risalede "bir İslam Devleti çıkacak" deniliyor.acaba bosna olabilir mi?ama hem şarkta,hem garpta diyor.bosna devleti avrupanın şarkındaysa garptaki devlet hangisi?sizin yorumunuzda avrupalıların müslümanlaşması diyorsunuz ama Risalede bir devlet deniliyor.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
İleride Avrupa devletleri içinde tamamen İslam'a geçenlerde bulunabilir. Bunun hangisi olacağını şimdiden kestirmek çok zor.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
İkinci tevellüd de inşaallah yirmi otuz sene sonra çıkacak. Çok emarelerle, hem şarkta, hem garpta Avrupa içinde bir İslâm devleti çıkacak. demiş Üstadımız. Fakat 70 yıl geçmesine rağmen hala çıkmamış nasıl anlayabiliriz?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
yağız22
Abiler bilgilendirmeniz için çok teşekkürler.bu siteden çok şey öğreniyoruz.fakat bazı cevaplarınız yeni yeni sorular akla getiriyor.ilerde Avrupada bir İslam Devleti çıkabilir demişsiniz,ama orada 20-30 sene sonra diyor.1960 yılında söylenmiş olsa bu söz,1990 yapar.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
20-30 sene ifadesini kesrete kinaye şeklinde anlayabiliriz. Çünkü böyle büyük sosyal olaylar kısa zaman diliminde gerçekleşmez.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...