Cumhuriyeti ilan eden Türk Hamiyet ve Milliyetperverleri kimlerdir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bin üç yüz yirmi dört (1324) ederek, Avrupa zâlimleri devlet-i İslâmiyenin nurunu söndürmek niyetiyle müthiş bir suikast plânı yaptıkları ve ona karşı Türkiye hamiyetperverleri, hürriyeti “yirmi dört (24)”te ilânıyla o plânı akîm bırakmaya çalıştıkları halde, maatteessüf, altı-yedi sene sonra harb-i umumî neticesinde yine o suikast niyetiyle, Sevr Muahedesinde Kur’ân’ın zararına gayet ağır şeraitle kâfirâne fikirlerini yine icrâ etmek olan plânlarını akîm bırakmak için Türk milliyetperverleri cumhuriyeti ilânla mukabe..." (1)

Buranın izahında ilm-i cifirle muazzez Üstadımızın verdiği mana çok manidardır.

Hicri 1324, miladi 1908 tarihine tekabül ediyor. Bu ise İkinci Meşrutiyetin, sultan Abdülhamit Han tarafından ilan edilmesidir. Buradaki “hamiyetperverler” tabiri sultan Abdulhamit ve II. Meşrutiyetin ilanında müessir olan idarecilerdir.

Zira Avrupa zalimleri, Osmanlının, yani İslam devletinin nurunu söndürmek ve akibetini hazırlamak için müthiş bir gizli plan hazırlamışlardı. Eğer saltanat devam ettirilse idi, güya hürriyet ve demokrasi adına Osmanlının her halükarda işini bitirme kararında idiler.

Ancak cennetmekân Abdulhamit Han, çevresi ile bu meseleyi ciddi manada değerlendirmiş. II. Meşrutiyeti ilan etmekle, hürriyet ve demokrasiye geçileceğinin sinyalini vermiştir. Böylece hanedanın saltanatına bir cihette son vermiştir. Bu vesile ile millete vatana hamiyetini ve vefasını göstermiştir. Âdeta saltanatını memleketin istikbaline ve yeni doğacak devletine bir cihette feda etmiştir. Bu vesile ile de Avrupalıların zalimane planlarının tatbikini askıda tutmuş ve tatbikatını geciktirmiştir. Hamiyetperverlik budur.

Sonra cihan harbinin vuku bulması, akabinde yeni doğması muhtemel Türkiye Cumhuriyeti devletinin varlığını ortadan kaldırmak için, Avrupalılar yine o zalimane planlarını tatbik etmek istediler.

Sevr ve Lozan anlaşmaları gibi tamamen maddi ve manevi olarak bu devletin ortadan kalkması için ağır şartları dayattılar.

Bu defa da Türkiye milliyetperverleri, yani milliyetçiliği esas alarak kurdukları Türkiye Cumhuriyetinin maddeten ve coğrafi olarak varlığını muhafaza sadedinde; kurtuluş savaşını yapanlar ve o ekip Avrupalılara karşı mücadeleyi başlatmıştır. Bazıları Cumhuriyetin ve Türk devletinin varlığı ve muhafazası için, çok ciddi tavizler vermişler ve o ağır anlaşmaların altına imzalarını atmışlardır. Lakin kader ahirzamanın bazı dehşetli şahıslarının da faaliyetleri için adeta bu hamiyetperver şahısları da istihdam eyledi. Onlar için yapılacak başka bir şey de yoktu.

İşte burada her şeyin başı olan istiklal ve hürriyet için o mesuliyetler altına girmişler, verdikleri tavizlerle, bu milletin hürriyet ve istiklalini korumuşlardır.

Bugün ise millet hamiyet ve himayeti ile onların boşluklarını doldurmuş, şahlanan bir Türkiye ile dünya gündemine oturmuştur.

İşte Türkiye milliyetperverleri diye Üstadımızın tavsif ettiği şahıslar, İstiklal Harbini samimi hislerle yapıp o anlaşmaları karar altına alan ve milliyetçiliği esas alıp hareket eden ve Cumhuriyeti kuran o kadronun (Ali Şükrü bey, Mehmet Akif gibi...) samimi ve hamiyetli kısmıdır.

Gerek hamiyetperverler ve gerekse de milliyetperverler, malum birkaç şahıs müstesna, genel manada bu milletin ve vatanın varlığı ve bekası için çalışmış ve faydalı işler yapmış gruplardır.

(1) bk. Şualar, Birinci Şuâ, Yirmi Sekizinci Âyet.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

1991
Cevabınız için Alah razı olsun.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...