Block title
Block content

"Çünki hem tahayyül, hem tevehhüm, hem tasavvur, hem tefekkür; tasdik-ı aklîden ve iz´an-ı kalbîden ayrıdırlar, başkadırlar. Onlar bir derece serbesttirler. Cüz´-i ihtiyariyeyi pek dinlemiyorlar. Teklif-i dinî altına çok giremiyorlar." Hayale gelen vehmi düşünceleri de bu sınıfa koyabilir miyiz? Bunlar kişinin iradesi dışında mıdır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Vehim, hayal, düşünce gibi şeyler, iradeli olsun iradesiz olsun, kalp ile tasdik edilmedikleri müddetçe, insanı mesul kılmazlar. Mesela, insan iradesi ile küfrü düşünse, onun bütün boyutlarını analiz etse, bu düşünmesini ve analizini kalbi ile onaylamadığı müddetçe küfre girmiş olmaz.

Vehim ve kuruntular; istem dışı bir şekilde insanın hayaline ve zihnine geldiği için, zaten hiçbir sorumluluğu bulunmuyor. İradeye mebni olan tasavvur, tahayyül ve tefekkür ise kalp ile tasdik edilmediği müddetçe bir sorumlulukları bulunmuyor.

Küfür ve şüphe kalpte gerçekleşen şeylerdir, bu yüzden insanı mesul ediyorlar.

Özet olarak, insan, kalbin onaylamadığı hiçbir şeyden mesul değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Makam, Beşinci Vecih | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2096 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...