Block title
Block content

"Çünki sıfâtın mebde'leri, o şuun-u zâtiyedir." Burada sıfat olarak kastedilen yedi sıfat-ı subutiye olduğuna göre, o yedi sıfatın mebdeleri olarak tanımlanan şuunat nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hâlık (yaratıcı) Allah’ın bir ismidir. Hâlıkıyet ise şe’nidir. Yâni, yaratıcı olmak Allah’ın şânındandır. Allah, Hâlıkıyetini icra etmek dilediği zaman, bu dilemeyi, yâni bu iradeyi, ilim, kudret gibi sıfatlar takib ediyor ve halk (yaratma) fiili icra ediliyor. Böylece yaratılan o mahlûkta Hâlık ismi tecelli ediyor.

Rab da Cenâb-ı Hakk’ın bir başka ismi. Rab, yâni terbiye edici. Rububiyet (terbiye edici olmak) ise Allah’ın bir şe’ni. Bütün İlâhî isimler böylece düşünüldüğünde her birinin şuunât-ı ilâhiyyeden bir şe’n’e dayandığı anlaşılır.

Faraza bir insanda kudret olsa, ama doktorluk kabiliyeti olmasa, o zaman doktorluk yapamaz, demek kudretin yanında doktorluk mahareti de gerekiyor. İsimler şuunat olarak, yani tabiri yerinde ise; kabiliyet ve maharet olarak; Allah’ta sıfatlardan farklı olarak vardır. Mesela Şafi ismi kabiliyet olarak Allah’ta kudretten farklı olarak vardır. Ama işleri ve eylemleri yapan kudrettir. Bir insanda doktorluk olsa, ama kudret olmasa yine doktorluğu icra edemez.

Özet olarak; bütün fiili isimlerin arka cephesinde gerçek fail kudret sıfatıdır. Kudret tecelli ettiği yere göre isimlendiriliyor. Ve kudrette şuunata yani İlahi kabiliyetlere bağlıdır. Zat-ı Akdes, şuunat yani kabiliyet, sıfat, isim ve fiil şeklinde bir hiyerarşi söz konusudur. Bu halkadan birisini çıkartmak kabil değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

tilmizz
Allah razı olsun.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...