"Çünkü âyetin mânâ-yı küllîsinden birtek mâsadak sadıksa, o küllî mânâ sadık ve hak olur. Hattâ vâkide bulunmayan, fakat umumun lisanında mütedâvil bulunan bir ferdi, umumun efkârını mürâât için o küllîde dahil olabilir." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Mana-yı Külli: Âyetin bahsettiği husustaki muhtemel bütün manaları ihtiva etmesidir. Mesela, âyet semadan bahsediyorsa, sema hakkında muhtemel ne kadar mana varsa hepsine işaret ediyor. Bu manalardan bazıları açıkça, bazıları üstü kapalı, bazıları da işaret ve remiz olarak ifade edilir...

Bir tek mâsadak: Muhtemel manalardan birisinin doğru ve mutabık olmasıdır.

Masadak, bir sözü veya hükmü tasdik eden husus demektir. "Söylendiği gibi, denildiği şekilde, doğru, sâdık, olduğu gibi, muvâfıktır, mutâbıktır, tıpkısı" gibi manalara gelir.

Âyetin bir husustaki beyanının birçok manalarından birisinin veya birkaçının doğru ve mutabık olması durumunda, ayet hak ve doğru olmuş olur. Mesela, semadan bahseden ayetin muhtemel yüz manasından birisi doğru ve mutabık çıkarsa, o ayet doğru ve hak olmuş olur. Bu yüzden, muhtemel manalardan birisi ya da bir kaçı yanlış ve hatalı olsa -hâşâ- ayete yanlış ve hatalı denilemez.

"Çünkü âyetin mânâ-yı küllîsinden bir tek mâsadak sadıksa, o küllî mânâ sadık ve hak olur. Hattâ vâkide bulunmayan, fakat umumun lisanında mütedâvil bulunan bir ferdi, umumun efkârını mürâât için o küllîde dahil olabilir."(1)

Fen ve bilime zıt olduğu hâlde, insanların örfünde doğru bilinip doğru telakki edilen bir şeyi, Kur’an, sırf insanları irşat ve ikaz makamında bu yanlışa işaret etse, ayetin doğruluğuna bir halel vermez.

(1) bk. Lem'alar, On İkinci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...