Block title
Block content

"Çünkü, çok emârelerle anlamışız ki, bu ulûm-u imaniyedeki fetvâ vazifesiyle tavzif edilmişiz." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“"Çünkü, çok emârelerle anlamışız ki, bu ulûm-u imaniyedeki fetvâ vazifesiyle tavzif edilmişiz. Eğer biri, dairemiz içinde nefsin enâniyet-i ilmiyeden aldığı bir hisle, şerh ve izah haricinde bir şey yazsa, soğuk bir muaraza veya nâkıs bir taklitçilik hükmüne geçer. Çünkü, çok delillerle ve emârelerle tahakkuk etmiş ki, Risale-i Nur eczaları Kur’ân’ın tereşşuhâtıdır; bizler, taksimü’l-a’mâl kaidesiyle, herbirimiz bir vazife deruhte edip o âb-ı hayat tereşşuhâtını muhtaç olanlara yetiştiriyoruz."(1)

cümlesi, Risale-i Nur'un iman ve inanca dair konularda bu asrın söz sahibi ve merci olduğuna işaret ediyor.

Nasıl amele dair konularda İmam-ı Azam, İmam Şafi (ra) gibi müçtehitler otorite ve söz sahibi ise, Risale-i Nurlar da bu zamanda itikat ve ilm-i kelamda otorite ve söz sahibidir. Bu sebeple inanç ve itikada dair meselelerde Risale-i Nur'un dışında nur aramak, mumu güneşe tercih etmekle eşdeğerdir. Risale-i Nurlar inanç sahasının imamı azamıdır. Dolayısı ile Risale-i Nur'a vakıf bir Nur talebesi de iman sahasında söz sahibi bir alimdir.

Üstad Hazretlerinin beyanına göre Risale-i Nur talebesinin üç vazifesi vardır:

Birinci vazife sözlerin şerhidir. Şerh, açmak, açıklamak, bir yazı veya konuşmayı daha kolay anlaşılması için izah etmek, müphem ve müşkül bir makaleyi açıklamak demektir. O hâlde Risale-i Nurları şerh etmek demek, Risalelerde geçen müşkül ve kapalı bölümleri açıklamak ve izah etmek demektir. Bu, Üstadımızın talebelerine yüklediği bir vazifedir.

İkinci vazife sözlerin izahlarıdır. İzah,  açıklamak ve bir şeyi daha anlaşılır hâlde söylemek veya yazmaktır. Bu vazifeyi de Üstadımız Hazretleri talebelerine mezkûr ifadesiyle yüklemiştir.

Üçüncü vazife ise tanzimdir. Tanzim, düzenlemek, tertip etmek, sıralamak demektir. Risaleleri tanzimden maksat ise, aynı konuların işlendiği bölümleri bir yerde toplamaktır.

Risale-i Nur dairesinde bulunan herkes bir tarağın dişleri gibi eşit değildir ve eşit olamaz. Nur talebelerinin içinde alim ve ilim ehli insanlar da bulunacaktır. Haliyle onların Risale-i Nur'dan istifadesi daha ziyade ve daha derin olacaktır. İşte Üstad Hazretleri bu nitelikte olan alimlere böyle bir şerh ve izah alanı bırakıyor ki, diğer Nur talebelerine hizmet ve yardımları dokunsun. Hem de o ilimlerinin bir imtiyazı olsun. Bu incelikleri anlamayan bazı meşrep mutaassıpları şerh ve izah kelimelerinin manasını tanzime irca ediyorlar ki, bu tam bir tekellüflü tevildir diye düşünüyoruz.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Altıncı Risale.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

drerkan
- El-Ezher akaid-kelam kürsüsü başkanı: "İslam dünyasının iki yüz yıldır Batı'nın fikri esaretinde olmasının nedeni; kelam ilminde tecdid yapamamasıdır. Bu asırda Bediüzzaman Said Nursi bu tecdidi başarmıştır."
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
hamditas
Risale-i Nur dairesinde bulunan herkes bir tarağın dişleri gibi eşit değildir ve eşit olamaz. demişsiniz ama üstad ben sizin bir ders arkadaşınızım, bu hizmetin aciz bir talebesiyim demiyor mu. ayrıca nur talebelerinin içinde alim ve ilim ehli insanlar olacak, onlar şerh, izah ve tanzim edecek demişsiniz ama nur talebeleri içinde herkes istifadesinin derecesi doğrultusunda bu vazifeleri yapabilir
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...