"Çünkü; evvelâ, kaderin onda bir hissesi var. Onu çıkarıp, o kader ve kazâ hissesine karşı rıza ile mukabele etmek gerektir." Bu cümlede geçen kaderin hissesi ile kasdedilen nedir? Kaderin iradi fiiller üzerinde etkisi var mı ki?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Halbuki, mü'min kardeşinden sana gelen bir fenalığı bütün bütün ona verip onu mahkûm edemezsin. Çünkü, evvelâ kaderin onda bir hissesi var. Onu çıkarıp, o kader ve kazâ hissesine karşı rıza ile mukabele etmek gerektir."(1)

Üstad Hazretlerinin şu ifadeleri bu meseleye ışık tutar kanaatindeyiz:

"Maziye, mesaibe kader nazarıyla; ve müstakbele, measiye teklif noktasından bakmak lâzımdır. Çaresi bulunan şeyde acze, çaresi bulunmayan şeyde cez´a iltica etmemek elzemdir."(2)

"Maziye, mesâibe kader nazarıyla; ve müstakbele, meâsîye teklif noktasında bakmak lâzımdır. Cebir ve İtizal, burada barışırlar."(3)

Üstad Hazretleri burada geçmişe Cebriye nazarı ile bakmanın bir mahzuru olmadığını söylüyor; aynı şekilde geleceğe de Mutezile gibi bakılabilir, diyor. Yani geçmişte işlediğimiz bazı hata ve yanlışların yükünü kadere atmakta bir sakınca olmadığı gibi, geleceğin de sanki bizim tasarrufumuzda gibi sebeplere sarılıp hazırlanmamızda bir zarar yoktur. Bu, insana ruhen hafiflik verir ve insanı manen rahatlatır.

Gelecekte Muzetile, geçmişte Cebriye, halihazırda Ehl-i sünnet gibi düşünmek gerekir.

Çaresi bulunan şeyde, yani insan iradesine taalluk eden konularda acze düşmemek gerekir. İnsanın elinden gelen ve iradesine bakan meselelerde topu kadere atması yanlıştır. Ama elinden gelemeyen ve iradesine bakmayan konularda, tam bir teslimiyet ve tevekkül içinde olması gerekir. İnsanın çaresi bulunmayan hususlarda hüzün limanına değil sabır ve tevekkül limanına iltica etmesi gerekir.

Mümin kardeşimizin işlediği bir hata hususunda da böyle müspet ve yapıcı bir fikir beyan edebiliriz. İşlenmiş ve geri getirilmesi mümkün olmayan şeylerde kaderi kullanıp yapıcı ve rahatlatıcı bir taktik izlenebilir ki, Üstad Hazretlerinin bu ifadelerini bu kapsamda değerlendirebiliriz.

İradi kader ile ızdırari kader iç içe çalışan iki mekanizma gibidir. İnsan ne kadar bir iradeye sahip olmuş olsa da, ızdırari kader daha sağlam daha kuşatıcıdır. Bu yüzden her iradi fiili mutlak bir serbestlik olarak göremeyiz. Bazen biz çok isteriz, ama kader müsaade etmeyebilir. Lakin bu iradeyi de bütünü ile selb etmez. İkisi arasında aklın idrakinden aciz kaldığı latif bir münasebet vardır.

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, Yirmi İkinci Mektup, Birinci Mebhas.

(2) bk. Sünuhat-Tuluat, Müstehak Bir Ceza.

(3) bk. Mektubat, Hakikat Çekirdekleri (45).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...