"Çünkü insan kendisiyle alâkası olan ve faidesi dokunan bir zerreye, kendisi ile alâkası olmayan bir Şems’den ziyade ehemmiyet verir." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Çünki insan kendisiyle alâkası olan ve faidesi dokunan bir zerreye, kendisi ile alâkası olmayan bir şems'den ziyade ehemmiyet verir."

"Meselâ: لِتَعْلَمُوا عَدَدَ السِّنِينَ وَالْحِسَابَ * وَاْلقَمَرَ قَدَّرْنَاهُ مَنَازِلَ [“Güneşi aydınlatıcı, ayı ise aydınlık yapan, yılların sayısını ve hesaplamayı bilesiniz diye ona menziller belirleyen O’dur." (Yunus, 10/5; Yasin, 36/39)]

"Yani, kamerin küre-i arz etrafında devrinin Cenab-ı Hak tarafından takdir edilmesinin pek çok hikmetlerinden bir hikmeti de beşerin günlerini, aylarını, senelerini hesab etmesi, bilmesidir. Yoksa kamerin takdiri, bizce çok lüzumlu bulunan bu faidesine inhisar etmez. Hâlık-ı Zülcelal'in esmasına âyinedarlık eden binler hikmetleri daha var."(1)

İnsanoğlu çok çıkarcı, menfaatperest ve bencil bir yapıya sahip olduğu için kendine faydası dokunan küçük bir şeyi kendine faydası dokunmayan büyük bir şeyden daha önemli ve daha büyük görür. Bencil olan bir insan için tek ölçü tek kıstas tek mihenk, kendi nefsine yararlı mı yararlı değil mi ona bakar. Şayet nefsine yararlı değilse o şey onun gözünde bir hiçtir.

Mesela, bencil ve çıkarcı bir insana sorulsa "Güneş senin için ne ifade ediyor?" diye, "O beni ısıtıyor, dünyamı aydınlatıyor, bunun dışında kalan fayda ve güzellikleri beni hiç ilgilendirmez, benim için önemsizdir." der.

Oysa Güneş'in insana lamba ve soba olmasının dışında, Hâlık-ı Zülcelal'in isim ve sıfatlarına ayine olmak gibi binlerce hikmetleri daha var.

İnsan bu yönü ile egosantriktir. Egosantrizm her şeyi kendine dayandırmak, kendine bağlamak, kendine indirgemek, her şeyde kendi görüş açısından hükümde bulunmak, her şeyde kendini esas almak ve kendi fikrini, mantığını ve duygusunu hareket noktası, örnek, ölçü ve merkez almak eğilimidir.

Her şey ve bütün kainat insanın nefsinin etrafında dönüyor. Nefse menfaat sağlayan şeyler faydalı ve önemlidir. Nefse doğrudan menfaati dokunmayan şeyler ise, anlamsız ve gereksiz şeylerdir.

Üstadımız Mesnevi-i Nuriye'de bu konuda şöyle buyurur:

"Sonra bütün gayelerin nefsine ait olduğunun hasriyle galat ediyor. Sonra, herşeyin kıymeti, menfaati nisbetinde olduğunun takdiriyle galat ediyor. Hattâ Zühre yıldızını kokulu bir Zühreye mukabil almaz. Çünkü kendisine menfaati dokunmuyor."(2)

Kur’an’a, kainata ve insana bu gözle (benmerkezci) bakan birisi, ne Kur’an’ı ne kainatı ne de insanı anlayabilir. Felsefi akımların Allah’ı tanıyamamasında, bu bakış açısının payı çok büyüktür.

Dipnotlar:

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Fihrist Kısmı, Onuncu Risale.
(2) bk. age., Onuncu Risale.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar

hasanömür

Evet anladım inşaallah teşekkür ederim.Allah razı olsun

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...