Block title
Block content

"Çünkü, Kur'ân'ın hemen üçten birisi haşirdir." ile "Ve madem Kur'ân'ın dörtten birisi haşir ve âhirettir." cümlelerini nasıl anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Başta Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyânın hakkaniyetini ispat eden bütün mucizeleri, hüccetleri ve hakikatleri birden hakikat-i haşriyenin tahakkukuna ve vukuuna şehadet edip ispat ederler. Çünkü, Kur'ân'ın hemen üçten birisi haşirdir. Ve ekser kısa sûrelerinin başlarında gayet kuvvetli âyât-ı haşriyedir. Sarîhan ve işareten binler âyâtıyla aynı hakikati haber verir, ispat eder, gösterir."(1)

"Ve madem Kur'ân'ın dörtten birisi haşir ve âhirettir ve bin âyâtıyla onun ispatına çalışır ve onu haber verir; elbette Kur'ân'ın hakkaniyetine şehadet ve delâlet eden bütün hüccetleri ve delilleri ve burhanları, dolayısıyla âhiretin vücûduna ve tahakkukuna ve açılmasına dahi delâlet ve şehadet ederler."(2)

On Birinci Şua'da, haşirden bahseden ayetlerin sarih ve zahir manaları dikkate alınıyor. Yani haşirden sarih ve zahir bahseden ayetlerin oranı dörtte bir iken, bu da bin altı yüz küsur ayet eder; Dokuzuncu Şua'da ise ayetlerin daha çok işari ve remzi bir şekilde haşire işaretleri ifade ediliyor ki; bu da rakam olarak iki bin iki yüz küsura çıkıyor. Böyle bir incelikten dolayı oranlar farklı olarak ifade ediliyor, diye değerlendiriyoruz.

Dipnotlar:

(1) bk. Şualar, Dokuzuncu Şua, İkinci Nokta.
(2) bk. a.g.e., On Birinci Şua, Yedinci Mesele.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...