Block title
Block content

"Çünkü, kusur onlardan çıkıyor, onların kabiliyetsizliğinden ileri geliyor..." Sebepler hakkındaki bu cümleye birkaç örnek verebilir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Nasıl beyaz yazı, en güzel siyah tahta üzerinde görünür. Sıcaklığın kıymeti, zıttı olan soğuk ile anlaşılır. Kusursuz bir zatın da, en güzel aynası, kusur ile bezenmiş esbab ve eşyalardır. Onun için Allah, kendi mükemmel isim ve sıfatlarını izhar etmek için eşyaya ve esbaba bazı kusurları kasti olarak koymuş.

Nasıl ki, güzel bir mağazada, çirkin kayalar ve eski püskü eşyalar konulur, ta ki sanatın kıymet ve nispi hususiyetleri kemali ile parlasın.

Aynen bunun gibi, Allah insanı ve sebepleri kusur, acz, fakr, nekais ile donatmış ki, kendi mükemmel isim ve sıfatları kemali ile parlasın. Yani eşya ve esbabın kusurlu olmasının tek hikmeti, haksız şekvaların hedefini çevirmek için değildir. O, binler hikmetten sadece bir tanesidir. Burada, eşyadaki kusur nispi bir kavramdır. Allah ile kıyaslandığı zaman, nihayetsiz kusur ile alude bir aynadır.

Ama isim ve sıfatlarına ayna olup okutmak noktasında ise, kusursuz bir ahsen-i takvimdir. Yani esbap, Allah’ın sanatı açısından bakarsan, mükemmel ama; kendi namına, yani manayı ismi ile bakarsan, çok kusurlu ve kabiliyetsiz bir şeydir.

Canlıya örnek, insanların ve hayvanların nefis ve hevasının peşine düşüp kainattaki nizam ve düzeni bozmalarıdır. Mesela; insanların hayvan türlerini katlederek türün yok olmasına sebep olup, ekolojik dengenin bozulmasına sebep olmak bir kusurdur. Ya da dünyanın kalkanı olan ozan tabakasını bozulmasına sebep olmak bir kusurdur. Beşerin karıştırıcı eli nizam-ı aleme müdahale etmese her şey kemalde kalır.

Cansız varlıkların kusuru ve kabiliyetsizliği, Allah’ın sanatı ve memuru olmak yönünden değil de, manay-ı ismi noktasından bakılır ise anlaşılır. Mesela; su kendi başına hareket etse, yıkmak ve dağıtmak kabiliyetindedir, bu yüzden bazen insanlara ciddi zarar verir. Tabiatçıların iddia ettiği gibi, su tabiatı gereği kemalde değil ki, teşekkül ve icada kabiliyeti olsun. Şayet icat ve teşekkülü su, toprak, gibi kusurlu ve tabiatı gereği yıkmaya müsait olan unsurlara verirsen, bu yapmak değil yıkmak olur. Ama bu kusurlu unsurlar, Allah’ın kudret elinde, kusursuz işler ve kusursuz icraatlara vasıta olur.

İşte Allah, bu unsurların kusurlu tabiatını rahmet ve izzetinin muhafazasında istihdam ediyor. Allah’ın rahmet ve izzetine münafi olan olaylarda, bu unsurlar paratoner gibi şikayet ve isyanlarını üstüne çekerler, elim ve çirkin gibi duran şeylere mecazi olarak merci olurlar. İnsan, Allah’a kusur veremez ama; sobadan çıkan karbon monoksite verebilir ve öfkesini de ona yöneltir. Zehirli gaz, insan hayatını yıktığı ve öldürdüğü için yaşatma kabiliyetinin olmadığını izhar ve ilan etmiş oldu.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...